CHP Hukuk Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı tarafından titizlikle hazırlanan "Mart Ayı İfade Özgürlüğü Raporu" yayımlandı. Raporun en can alıcı noktasını, parmaklıklar ardındaki gazeteciler oluşturdu. Belgede, İsmail Arı’nın tutuklanması, "yapılan haberlerden duyulan korkunun açık bir göstergesi" olarak nitelendirildi. Halen cezaevinde bulunan Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve Pınar Gayıp gibi isimlerin tek suçunun "halkın haber alma hakkını savunmak" olduğu vurgulandı.
İBB Davası Neden Silivri'ye Taşındı? Raporda, İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ile bürokratların yargılandığı davanın 9 Mart'ta başlayan duruşmalarına geniş yer verildi. Çağlayan yerine Silivri'de görülen davanın, hem kamuoyu takibini hem de gazetecilerin işini zorlaştırmak amacıyla orada yapıldığı iddia edildi. Mahkeme başkanının gazetecileri dışarı çıkarma girişimleri ise "toplumun bilgilendirilmesini engelleme çabası" olarak kayıtlara geçti.
"Dezenformasyon Değil, Hakikatle Mücadele" Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma suçunu düzenleyen kanun maddesinin bir "sansür mekanizmasına" dönüştüğüne dikkat çekilen raporda, gazetecilerin sadece soru sordukları için soruşturma ve tutuklama tehdidiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. 66 sayfalık raporun diğer kritik başlıkları ise şunlar oldu:
-
Erişim Engelleri: "Milli güvenlik" gerekçesiyle sansürlenen içerikler.
-
Üniversiteler: Protesto hakkını kullanan öğrencilerin hedef alınması.
-
Yargı Tacizi: Eleştirel görüşlerin "hakaret" kapsamında değerlendirilmesi.
Haberin detaylarında, Mart ayı boyunca ifade ve basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin sistematik bir şekilde artarak devam ettiği, ancak gazetecilerin her türlü engellemeye rağmen gerçekleri yazmaya devam ettiği ifade edildi.