Yaklaşık 3 ay önce Küçükçekmece’deki bir duvara “Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet” pankartı asan SOL Parti üyesi 6 kişi, gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezasına çarptırılmıştı. Haklarında 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 6 kişi için duruşma öncesinde Küçükçekmece Adliyesi önünde açıklama yapıldı.
Hazırlanan ortak açıklamayı SOL Parti İstanbul İl Sözcüsü Kardelen Özay okudu. Anayasada güvence altına alınan laikliği savunmanın suç olmadığını vurgulayan Özay, şunları söyledi:
“Suç olan, halkın inançlarını ve değerlerini siyasetin aracı haline getirerek toplumu baskı altına almak, özgürlükleri kısıtlamak ve farklı yaşam biçimlerini hedef göstermektir. Laiklik mücadelesi de doğrudan doğruya yaşamın kendisine dair bir mücadeledir. Büyük Orta Doğu Projesi ile beraber yıllardır emperyalist müdahalelerle büyütülen savaşların, mezhepçi çatışmaların ve gerici karanlığın ülkemize taşınmasına karşı verilen bir mücadeledir. Bu mücadele, Ortadoğu’da açılan cehennemin kapılarını kapatma, halkların bir arada, eşit ve barış içinde yaşama iradesini savunmanın bir gereğidir. Halkları etnik ve mezhepsel ayrımlarla birbirine düşüren emperyalist politikalara karşı kardeşliğin ve barış içinde bir arada yaşamın mücadelesidir.
“Laiklik mücadelesi, eşitliğin de mücadelesidir”
Bugün Türkiye’de laiklik, şeriat ve hilafet özlemleriyle beslenen, bütün yetkilerin tek adamda toplandığı bir yönetim anlayışına karşı demokrasinin de en temel güvencesi hâline gelmiştir. Yoksulluğun derinleştiği, gelir adaletsizliğinin arttığı ve kamu kaynaklarının talan edildiği bu düzende dini referanslarla dayatılan biat kültürü bu adaletsizliği görünmez kılmayı amaçlamaktadır. Oysa laiklik, emekten yana bir düzen, yurttaşlık haklarımızın ve adil bir yaşamın da ön koşuludur. Bu yüzden de laiklik mücadelesi, din kisvesi altında kurulan sömürü düzenine karşı emeğin, adaletin ve eşitliğin de mücadelesidir. Tarikatlar ve cemaatler eliyle eğitimden yargıya, toplumsal yaşamdan ekonomiye kadar her alanda örgütlenen gericilik, bugün fiili bir şeriat düzeninin adım adım inşa edilmesine yol açmaktadır. Bu tablo en çok kadınların, çocukların ve gençlerin yaşamlarını kuşatmaktadır. Bu dava ile verilmek istenen mesaj açıktır. Laikliği savunanlar susturulmak istenmektedir.”