Türkiye genelinde Kurban Bayramı heyecanı yaşanırken, İstanbul’da bayram alışverişinin kalbi olarak bilinen tarihi Mahmutpaşa Çarşısı, en durgun günlerinden birini geçiriyor. Geçmiş yıllarda iğne atsan yere düşmeyen, bayram öncesi coşkunun ve hareketliliğin eksik olmadığı çarşıda, bu yıl hem vatandaşın hem de esnafın gündemi ortak: Hayat pahalılığı, geçim derdi ve geleceğe dair ümitsizlik.
ANKA Haber Ajansı’nın mikrofon uzattığı İstanbullular ve çarşı esnafı, değişen bayram kültürünü ve ekonomik sıkıntıları çarpıcı sözlerle özetledi.
"Sadece Kahve Aldık, Çocuğumun İstediğini Alamıyorum"
Bayramlık ve mutfak alışverişi umuduyla Mahmutpaşa’ya gelen birçok vatandaş, fiyat etiketleri karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Çarşıda bütçesine göre ürün bulmakta zorlandığını belirten bir vatandaş, "Fiyatlar inanılmaz pahalı. Buraya kadar geldik ama sadece kahve alabildik, başka hiçbir şey yok" derken, bir başka anne ise çaresizliğini, "Hiçbir alışveriş yapamadım; çocuğumun istediği kıyafeti bile maalesef bütçem yetmediği için alamıyorum" sözleriyle dile getirdi.
"İnsanların Gözünün Feri Sönmüş, Ümitsiz Bakıyorlar"
Ekonomik krizin sadece cüzdanları değil, sosyal ilişkileri ve insan psikolojisini de derinden etkilediğini vurgulayan vatandaşlar, eski bayramlara olan özlemlerini anlattı. 25 yıl boyunca en üst düzeyden prim ödeyerek emekli olduğunu belirten bir vatandaş, gelir adaletsizliğine ve kendilerine sunulan "şükür" tavsiyelerine şu sözlerle tepki gösterdi:
"Eski bayramlarla uzaktan yakından alakası yok. Evvelden bir coşku vardı, sevgi vardı. İnsanların gözünde ışık vardı. Şimdi insanların gözünün feri sönmüş, ümitsiz bakıyorlar. Yarınını görse diyecek ki ‘yarına kadar sabredeyim’. O da yok. Ümitsizlik var. İnsanlar ümitsizliğe düştüğü zaman korkacaksınız... Zengin daha zenginleşiyor, fakir daha fakirleşiyor. Zengin yukarıdan fakir insanlara tavsiyede bulunuyor, ‘şükredin’. Neye şükredeceksin? Ben emekli olduğumda asgari ücretin 2.5 katı maaş alırken şimdi asgari ücret seviyesine düşmüşüm. Şükür başka bir şey, buna razı olmak başka."
"Aileler Bile Birbirinden Koptu, Herkes Kendi Dünyasında"
Bayram planı sorulan bir emekli vatandaş ise bütçe yetersizliğinden dolayı bayramı evde geçireceğini belirterek, toplumsal yabancılaşmaya dikkat çekti: "Her şey çok pahalı olduğu için hiçbir hazırlık yapamadık. Bütçesi iyi olanlar tatile gitmiştir ama biz evdeyiz. İnsanlar da birbirinden koptu. Aileler artık bayramı birlikte geçiremiyor. Herkes kendi dünyasında bir yaşam mücadelesi içinde. İnsanların psikolojisi iyi değil artık, eski tat tuz kalmadı. Eskiden şenlik vardı, şimdi herkes kısıtlamada. Evladın olsa bile aramadan gidemiyorsun, çünkü her şey eksik, her şey kısıtlı."
Yarım Asırlık Mahmutpaşa Esnafı: "Siftahsız Bekliyoruz"
Çarşıdaki insan yoğunluğunun büyük kısmını yabancı turistlerin oluşturduğu gözlemlenirken, esnaf turist sayısının ve harcamalarının da eski dönemleri mumla arattığını belirtiyor.
Mahmutpaşa’da 50 yılı aşkın süredir esnaflık yaptığını dile getiren bir çarşı emektarı, piyasanın durumunu tek cümleyle özetledi: "Satış hiç yok, kriz çok büyük." Bir diğer esnaf ise geçen yılla kıyaslama yaparak, "Siftahsız dükkan kapatıyoruz. Gelirler, dükkan giderlerini zor karşılıyor. Geçtiğimiz Kurban Bayramı bundan bir tık daha iyiydi. Şimdi hiç yoksa o zaman en azından '1' vardı, şimdi sıfır" diye konuştu.
Fiyatların yüksekliğinden ve alım gücünün düşmesinden dert yanan vatandaşlar, artık fikirlerini özgürce beyan etmekten de çekindiklerini belirterek, "Ortam iyi değil, bir şey konuşsan da fark etmiyor. İstediğini de söyleyemiyorsun, insanlar artık bir şey söylemeye korkuyor" diyerek çarşıdaki genel atmosferi özetledi.