.jpg)
Çocuk emeğinin sömürülmesine karşı yerel yönetimler, akademi ve hukuk dünyası Mersin'de tek ses oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” etkinliği, mevsimlik tarım işçiliğinin yoğun olduğu Huzurkent bölgesinde toplumsal farkındalık yaratmak adına kritik bir viraj oldu. Huzurkent Çocuk Kampüsü Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde, çocukların tarlalarda veya fabrikalarda değil, okul sıralarında olması gerektiği mesajı güçlü bir şekilde vurgulandı.
"MESEM'ler Ucuz Çocuk İşçiliğine Dönüşmesin"
Seminerin en dikkat çekici açıklamalarından biri Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale’den geldi. Çocuk ve genç işçiliği arasındaki hukuki sınırları velilere anlatan Özkale, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) konusunda hayati uyarılarda bulundu. MESEM’lerin ucuz çocuk işçiliği üzerinden bir kazanç kapısına dönüştürülme riski bulunduğunu belirten Özkale, "Velilere ve çocuklara bu risklerden bahsettik. ‘Ne zaman çocuk işçi statüsüne geçer, ne zaman sadece staj adı altında değerlendirilir?’ diyerek MESEM’in kırmızı çizgilerini net olarak ortaya koyduk" dedi. Özkale ayrıca, Büyükşehir Belediyesi'nin dezavantajlı bölgelerde kadınlara ve çocuklara yönelik hayata geçirdiği destek programları ve çocuk kampüslerinin, çocukları mevsimlik işlerden uzaklaştırıp eğitime yönlendirmede büyük rol oynadığını ekledi.
"Bizim İçin Çocuk İşçiliği Diye Bir Kavram Yoktur"
Akademik boyutta dünyadaki ve Türkiye’deki çocuk emeği tablosunu ortaya koyan Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Mualla Yüceol, net bir duruş sergileyerek, "Bize göre çocuk işçiliği diye bir şey yok. Çocuğun yeri okuldur, eğitimdir" ifadelerini kullandı.
Aynı bölümden Dr. Erhan Gülcan ise çocuk işçiliğinin temelinde yoksulluk, ekonomik sıkıntılar ve aile yapısı gibi faktörlerin yattığını belirtti. Türkiye’de yasal altyapının yeterli olduğunu ancak denetim eksiklikleri sebebiyle bu tür sorunların yaşandığını ifade eden Gülcan, "Burada ele aldığımız konu bir yetişkin değil, çocuktur. O yüzden çocuk işçiliği kavramını tamamen reddediyoruz" diyerek denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğine vurgu yaptı.
Huzurkentli Velilerden Vahap Seçer'e Teşekkür
Seminere yoğun katılım gösteren Huzurkentli veliler de çocuk işçiliğine karşı tek yürek oldu. Çocuklarının sokaklar veya ağır iş kolları yerine Huzurkent Çocuk Kampüsü'ndeki atölyelerde vakit geçirmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren velilerden Sema Canatan, Seda Gürler ve Deniz Koluman, dezavantajlı bölgelere sağlanan bu imkanlar için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür ettiklerini belirtti. Veliler, bu tarz eğitim ve seminerlerin bölgedeki bilinç düzeyini artırmada çarpan etkisi yarattığı konusunda birleşti.