6 Kasım 2026 Cuma

12:06   AKDENIZ BELEDIYESI VE HAK-İŞ’TEN HAYATI ADıM: KıZıLAY KAN BAĞıŞı KAMPANYASıNA YOĞUN İLGI   09:55   TARIH, KÜLTÜR VE LEZZET BULUŞMASı: 5. ULUSLARARASı TARSUS FESTIVALI KAPıLARıNı ARALıYOR   23:58   MERSIN KENT YÖNETIMINE GENÇ DOKUNUŞ: 53 OYLA GÖREVE GELEN GÖRKEM YıLMAZ PROJELERINI AÇıKLADı   19:36   SENCER SOLAKOĞLU MERSIN’DE ACı TABLOYU AÇıKLADı: ’TARıM BAKANLıĞı ALGı YÖNETIYOR, ÇIFTÇI BITTI!’   16:07   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN KADıNLARA ÖZEL ÜCRETSIZ PILATES ATÖLYESI: ’ÇOCUKLU ANNELER DE DÜŞÜNÜLDÜ’   15:58   MHP’LI DR. LEVENT UYSAL’DAN TBMM’DE KRITIK ÇıKıŞ: ’SIYASETTE ARıNMA VE AKLANMA ERTELENEMEZ!’   09:05   İŞKAD KADıN GIRIŞIMCI ÖDÜLLERI SAHIPLERINI BULDU: ADANA’DA İLHAM VEREN GECE!   06:57   MÜSİAD 113. GİK TOPLANTıSı MERSIN’DE GERÇEKLEŞTIRILECEK: DEV YATıRıM HAMMLESI   19:05   ÖZGÜR ÖZEL’DEN "FON KRIZI" ÇıKıŞı: ’195 MILYAR DOLARLıK KAYıP VAR, MASADAKI İSIMLER TEKER TEKER GIDIYOR!’   18:26   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN İŞITME ENGELLI VATANDAŞLARA GÖRÜNTÜLÜ DESTEK KÖPRÜSÜ   17:03   MILYONLARıN GÖZÜ OCAK AYıNA ÇEVRILDI! 4 AYLıK ENFLASYON FARKı KESINLEŞTI: MAAŞLARA NE KADAR ZAM GELECEK?   16:37   TOROSLAR BELEDIYESI’NDEN EMLAK VE ÇTV ÖDEMELERI İÇIN KRITIK UYARı! SON GÜN 30 KASıM   15:30   SIYASETTE TAŞLAR YERINDEN OYNAYACAK: ÖZGÜR ÖZEL MEYDAN OKUDU, ’TARIH VERIP’ SANDıĞı İŞARET ETTI!   11:58   GÜLNAR’DA GÖREV DEĞIŞIMI SONRASı İLK ZIYARET! GÜLŞAH YıLDıRıM GENÇ’TEN DIKKAT ÇEKEN “EMANET” AÇıKLAMASı   10:25   MUT’TA ÖĞRENCILERIN YENI ADRESI OLDU! BÜYÜKŞEHIR’DEN EĞITIME TAM DESTEK   10:10   ENAG EKIM 2026 ENFLASYON RAKAMLARıNı AÇıKLADı: YıLLıK ARTıŞ YÜZDE 45,12 OLDU   09:50   KORKMAZ ENES ERGUN TUTUKLANDı: BORSA İSTANBUL’DA GENEL MÜDÜRLÜK GÖREVINE ATILA TÜRELI GETIRILDI   09:25   AKARYAKıTTA ’TARIHI ZAM’ İSYANı: ’AT, EŞEK DEVRINE GERI DÖNECEĞIZ!’   07:05   YENİ PARTI’DEN TARIHI ADıM! 81 İLDE 3 BIN SANDıK KURULUYOR: GENEL BAŞKANLıK İÇIN DEV ÖN SEÇIM   06:43   GENÇLERBIRLIĞI’NDEN ERYAMAN’DA GOL ŞOV: ALANYASPOR’U 5-0 GEÇTI, HASRET BITTI!  
 
     
   

Özgür Özel Le Monde’a yazdı: "Avrupa’nın geleceği Türkiye’de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez"


YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için kaleme aldığı yazıda, "Türkiye’nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir. Biz müttefiklerimizden Türkiye’nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa’nın geleceği Türkiye’de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı.

 

Tarih : 7 Ağustos 2026 Cuma 15:57   Okunma : 805

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için "Avrupa'nın geleceği, Türkiye demokrasisinin geleceğine de bağlı" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Avrupa'nın Türkiye'ye uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik merceğinden baktığını kaydeden Özel, "Oysa bugün Türkiye'de çok daha temel bir mesele belirleniyor: Seçimlerin yapılmaya devam ettiği, ancak siyasi rekabetin giderek ortadan kaldırıldığı bir ülkede demokrasi ayakta kalabilir mi? Bu yalnızca Türkiye'nin iç siyasetini ilgilendiren bir sorun olmanın ötesinde. NATO'nun en kritik üyelerinden biri olan Türkiye'de demokrasinin alacağı yön, ittifakın geleceğini de doğrudan etkileyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefet partilerinin kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü, ancak iktidara gelmelerinin fiilen imkânsız hale getirildiği yeni bir siyasi düzen inşa etmeye çalıştığını yazan Özel, bu sürecin kırılma noktasının 31 Mart 2024 yerel seçimleri olduğunu belirtti.

"SON AŞAMA YARGI ELİYLE MUHALEFETİN YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLMESİ"

CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının AK Parti'nin demokratik seçim yoluyla yenilebileceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Özel, "İktidar ise buna sandıkta cevap vermek yerine yargıyı devreye sokmayı tercih etti. Partimizin yönettiği belediyeler peş peşe soruşturmalarla hedef alındı. Otuzdan fazla belediye başkanımız gözaltına alındı ya da tutuklandı. Ardından Türkiye demokrasi tarihinde benzeri görülmemiş bir adım atıldı. Tartışmalı bir mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevimden uzaklaştırıldım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş selefim yeniden göreve getirildi. İzlenen yöntem son derece açıktı: Önce cumhurbaşkanlığı yarışındaki en güçlü rakibi devre dışı bırakmak, ardından muhalefet belediyelerini hedef almak ve son aşamada yargı eliyle muhalefetin kendisini yeniden şekillendirmek" ifadelerini kullandı.

"AVRUPA'NIN YAŞANANLARI DİKKATLE OKUMASI GEREKİYOR"

Bu operasyonlar nedeniyle 24 Temmuz'da 91 milletvekili olarak YENİ Parti'yi kurduklarını aktaran Özel, şöyle devam etti:

"Bugün YENİ Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en büyük muhalefet grubudur. Partimiz, Türkiye'nin farklı siyasi geleneklerinden gelen demokratları ortak bir ilke etrafında buluşturuyor: İktidarlar hukuka hesap vermeli ve hukuku kendi iktidarlarını korumanın aracı haline getirmemelidir. Tam da bu nedenle Avrupa'nın yaşananları dikkatle okuması gerekiyor. Bugün Türkiye'nin NATO açısından taşıdığı stratejik önem belki de hiç olmadığı kadar büyüktür. Ordumuzun gücü, coğrafi konumumuz ve Karadeniz'e açılan kapıyı kontrol ediyor oluşumuz Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Ancak Türkiye'nin stratejik öneminin artması, demokrasinin gerilemesini görmezden gelmenin mazereti olamaz. Tam tersine, Türkiye ne kadar stratejik hale geliyorsa, kurumlarının gücü, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirliği de o kadar önem kazanıyor. Türkiye uluslararası alanda en güçlü konumuna, demokratik kurumlarının daha sağlam olduğu ve Avrupa ile ilişkilerinin daha güçlü seyrettiği dönemlerde ulaşmıştır. Bugün ise yargı bağımsızlığı ciddi biçimde zayıflamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmaz hale gelmiş, halkın oylarıyla seçilen belediye başkanları mahkeme kararlarıyla görevlerinden uzaklaştırılmaktadır.

Ne yazık ki Batı başkentlerinde bütün bunlar bir uluslararası güvenlik meselesi değil de yalnızca insan hakları başlığı altında değerlendiriliyor. Oysa bu yaklaşım büyük bir yanılgıdır. Türkiye otoriterleştikçe stratejik önemini kaybetmez. Ama güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini kaybeder. Kurumlar zayıfladıkça dış politika kişiselleşir, ittifaklar ortak değerlerden çok kısa vadeli çıkarlara dayanır ve ani yön değişiklikleri daha olası hale gelir. NATO'nun kurucu antlaşması, üyelerini yalnızca ortak savunmaya değil demokrasiye, bireysel özgürlüklere ve hukukun üstünlüğüne de bağlı kalmaya çağırmaktadır. Eğer bu ilkeler stratejik açıdan vazgeçilmez görülen ülkeler söz konusu olduğunda ikinci plana itilirse, NATO ortak değerler üzerine kurulmuş bir ittifak olmaktan çıkar ve yalnızca jeopolitik çıkarların belirlediği bir askeri ortaklığa dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu kaygı teorik değildir. İttifakların temelinde güven vardır. Güven ise ancak siyasi iktidarı sınırlayabilen güçlü kurumlarla mümkündür.

Bugün Avrupa ciddi bir çelişkiyle karşı karşıyadır. Bir yandan Türkiye'ye askeri açıdan her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarken diğer yandan Türkiye'nin demokratik kurumları her geçen gün daha fazla zayıflıyor. Birinci gerçeği gerekçe gösterip ikincisini görmezden gelmek bu sorunu çözmeyecek, tam tersine daha da derinleştirecektir. Burada asıl tehlike Türkiye'nin Batı'dan kopması değildir. Güvenliğimiz de ekonomimiz de tarihimiz de Avrupa ve transatlantik ittifakıyla iç içe geçmiştir. Gerçek risk, Türkiye'nin Batılı kurumların içinde kalmaya devam ederken dış politikasını giderek daha fazla günlük pazarlıklara ve kısa vadeli çıkarlara göre şekillendirmesidir. Böyle bir Türkiye ne bizim çıkarımıza olur ne de müttefiklerimizin."

"AVRUPA UZUN VADEDE BUNA KAYITSIZ KALACAK MI?"

YENİ Parti'nin farklı bir gelecek önerdiğini kaydeden Özel, Türkiye'nin Avrupa Birliğine yalnızca askeri gücüyle değil güçlü demokrasisi, dinamik toplumu ve kurumlarıyla katkı sunabileceğini belirtti. Özel, "Türkiye'nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir. Biz müttefiklerimizden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez. Batı, onlarca yıl boyunca Türkiye'nin demokratik gelişimi ile stratejik önemini birbirini tamamlayan iki unsur olarak gördü. Bugün ise bunları birbirine rakip iki çıkar gibi değerlendirmeye başladı. Oysa bu, Türkiye'nin gerçekliğini yanlış okumaktır. Avrupa'nın önündeki soru, Rusya tehdidiyle, Orta Doğu'daki istikrarsızlıkla ve giderek belirsizleşen uluslararası düzenle mücadele ederken Türkiye'deki demokrasiye önem verip veremeyeceği değildir. Asıl soru şudur: Avrupa uzun vadede buna kayıtsız kalmayı gerçekten göze alabilir mi?" ifadelerini kullandı.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA