25 Ağustos 2026 Salı

14:37   İBB DAVASı’NDA 69’UNCU GÜN: SAVCı, EKREM İMAMOĞLU’NUN BABASı HAKKıNDA SUÇ DUYURUSU TALEP ETTI   14:36   DORUK MADENCILIK IŞÇISI KAYNAK: SAYıN CUMHURBAŞKANı SESIMIZI DUYUN. YOKSA CUMHURBAŞKANLıĞı’NA YÜRÜYECEĞIZ   13:35   ÖZGÜR ÖZEL, EYLEMDEKI MADENCILERI ZIYARET ETTI... “GÜCÜNÜZ HERKESE YETIYOR DA YıLDıZLAR SSS HOLDING’E NIYE YETMIYOR”   13:30   ÖZGÜR ÖZEL’DEN AZIZ İHSAN AKTAŞ TEPKISI: "ÖRGÜT DEYIP IKI YıL ZULMEDIP, ‘ÖRGÜT YOK’ DIYORSAN, BAŞTA ‘ÖRGÜT’ DIYENIN CEZALANDıRıLMASı LAZıM"   09:27   33 CAMIDE EŞ ZAMANLı PAYLAŞıM: MERSIN’DE KANDIL SIMIDI İKRAMı SÜRÜYOR   09:05   TARSUS BELEDIYESI’NDEN KENT GENELINDE KANDIL SIMIDI İKRAMı   09:03   ÖZGÜR ÖZEL LIDERLIĞINDEKI YENI PARTI GENEL MERKEZI AÇıLıYOR: TAŞıNMA VE TOPLANTı TAKVIMI BELLI OLDU   08:58   MERSIN BÜYÜKŞEHIR EV SAHIPLIĞINDE 16. PMOGENÇ YAZ KAMPı BAŞLADı: TEMA KURAKÇıL PEYZAJ   23:43   AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASıNDA FLAŞ KARARLAR! BELEDIYE BAŞKANLARıNDAN PEŞ PEŞE AÇıKLAMALAR   23:30   AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASıNDA FLAŞ KARAR: BEŞIKTAŞ, ADANA, SEYHAN VE CEYHAN BELEDIYE BAŞKANLARıNA HAPIS CEZASı!   23:08   SON DAKIKA: AZIZ İHSAN AKTAŞ DAVASıNDA CEZALAR YAĞDı! ZEYDAN KARALAR, OYA TEKIN VE UTKU CANER ÇAYKARA HAKKıNDA KARAR!   19:50   MEZITLI BELEDIYESI YÜZME KURSLARı 5. ETAP TAMAMLANDı: 1330 KIŞIYE SPOR İMKÂNı   19:43   CHP’LI GÜLCAN KıŞ VERILERI AÇıKLADı: DERDEST İCRA DOSYASı SAYıSı 26 MILYONA ULAŞTı   10:59   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN SANAYIYE DEV ASFALT HAMLESI: 3 BIN 200 TON SıCAK ASFALT SERILDI   10:48   AİHM’DEN OSMAN KAVALA HAKKıNDA KRITIK KARAR: GÖZLER YARıN STRAZBURG’A ÇEVRILDI!   10:45   EKREM İMAMOĞLU’NDAN CEZAEVINDEN DIKKAT ÇEKEN YAZı: ’TÜRKIYE HANGI ŞAFAĞA BAKACAK?’   09:57   SÜRÜCÜLER DIKKAT! BU GECE YARıSı DEV ZAM GELIYOR: BENZIN VE MOTORINDE İKINCI DALGA ALARMı!   09:45   UZUNCABURÇ’TA 2 BIN 300 YıLLıK TARIH TURIZMLE CANLANıYOR: ARKEOKÖY PROJESI’NDE İLK ETAP TAMAMLANDı   01:18   FILENIN SULTANLARı DURDURULAMıYOR!   23:29   1550 RAKıMDA YÖRÜK BULUŞMASı  
 
     
   

Doruk Madencilik işçisi Kaynak: Sayın Cumhurbaşkanı sesimizi duyun. Yoksa Cumhurbaşkanlığı’na yürüyeceğiz


Madencilerin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direnişin 16’ncı gününde Doruk Madencilik işçisi Satı Kaynak, "Sayın Cumhurbaşkanı, lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı’na yürüyüş başlatacaktır" dedi.

 

Tarih : 25 Ağustos 2026 Salı 14:36   Okunma : 406

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işçilerinin, alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde başlattığı direniş 16'ncı gününde devam ediyor.

Doruk Madencilik'te çalıştığını ve 10 yılı aşkın bu sorunların devam ettiğini belirten Satı Kaynak, büyük grevlerinin Nisan ayında başladığını ve üç bakanlığın garantör olduğunu söyledi. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözlerin yerine getirilmediğini ifade eden Kaynak, şunları söyledi:

"MÜFETTİŞ RAPORU LEHİMİZE ÇIKTI"

"Haziran ayında greve devam ettik. Haziran ayında ise yüzde 80-90'lık bir ödeme yapıldı. Yine sözler verildi. Yine yerine getirilmedi. Bu sefer denildi ki, şirket ve sendika arasında 'O zaman bakanlıktan bir müfettiş tayin edelim'. Eğer müfettiş kimden yana olursa, herkes onu kabullenecek. 'Tamam', dedik. Müfettiş raporu çıktı. Ve müfettiş bizim lehimize çıktı. O zaman Bakan Yardımcısı dedi ki, 'Eğer Temmuz'un 20'sine kadar bu ödemeler gerçekleşmezse, söz veriyorum sizinle beraber ben de grev yapacağım' dedi. 'Sizinle beraber ben de sahaya ineceğim' dedi. Çok teşekkür ediyorum. Sahaya indi bizi gözaltına alarak.

Sadece bize özel yasaklar çıkartıldı. Ama bunu kınıyoruz. Çünkü biz madenciyiz. En yüce meslekteniz. Madenden daha üstün bir meslek olduğunu tanımıyorum, bilmiyorum. Maden demek yakıt demek. Yakıt demek ısı demek. Isı demek elektrik demek, enerji demek, araba demek, buzdolabı demek. Bütün her şey ısıdan geçer. Demek istediğim, en yüce ve en kutsal meslek şu an burada hiç edilmiş durumda. 16 gündür burada direniyoruz. 16 gündür sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ancak bugüne bir randevu verilebildi. Çok şükür diyoruz."

"ENERJİ BAKANLIĞININ AŞIĞI DEĞİLİZ"

Taleplerini dile getiren Kaynak, müfettişin atamış olduğu hakları kendilerine vermelerini istedi. Kaynak, "Biz buranın meraklısı değiliz. Enerji Bakanlığı'nın aşığı da değiliz. Biz hakkımız için buradayız. Önce kendimden başlayayım. Benim bir özel bir çocuğum var, epilepsi hastası. Onu doktora götürmek için ben milletten borç para almak zorunda değilim. Milletten altın almak zorunda değilim. Marketlere boynum bükük girmek zorunda değilim. Ev sahibine boynumu bükmek zorunda değilim. Hani itibar meselesi var ya. Benim itibarım ne olacak peki? Benim milyonlar, binlerce borcum var. Benim itibarım ne olacak? Bizim itibarımız kalmadı" dedi.

Kaynak, sağlıklarını kaybettiklerini söyleyerek kimi arkadaşlarının eşinin kanser, kimi arkadaşlarının gözünü iş yerinde sakatladığını ve kendi ayağını da sakatladığını kaydetti. Kaynak, "Biz itibarımızı, sağlığımızı kaybediyoruz ama beyefendinin itibarı sarsılmasın" şeklinde konuştu.

Şirketin patronu Sabahattin Yıldız'ın ev adresine gittiklerini söyleyen Kaynak, "Güvenlik dedi ki, 'Burası sadece evrak için kullanılıyor'. Yani devletten gelen resmi evraklar oraya gidiyor ama adreste kendisi yok. Devleti bile kandıran, 'Ben burada ikamet ediyorum' diye kandıran bir varlıktan mı bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.

"ŞU ÇOCUKLARIN İTİBARINI DÜŞÜNÜN"

Kamuoyunu sağduyuya davet ettiklerini belirten Kaynak, üç Bakanlığa şöyle seslendi:

"Ailelerimiz burada, çocuklarımız burada. Perişan Bu güneşin altında şu çocuğa bir bakın. Kaç yaşında bu çocuk? Şu çocuğa bir bakın. Yazık değil mi? Bunlar bizden ekmek bekliyor, ekmek. Buraya bizimle gelmek zorunda değiller bunlar. Yazık ya, yazıktır, günahtır. İtibar mış. Başlarım itibarına. Şu çocukların itibarını, geleceğini düşünün. Geçen hafta cuma günü Geleceğe Hazır Türkiye 25. Yıl toplantısı yapıldı, miting yapıldı. Biz böyle mi geleceğe hazırız? Sayın Cumhurbaşkanı, lütfen artık sesimizi duyun. Yoksa eğer bugün de çözülmezse yarın ailelerle birlikte Cumhurbaşkanlığı'na yürüyüş başlatacaktır."

"EŞİMİN ŞEKER HASTALIĞI OLDUĞUNU ÖĞRENDİK"

Madenci eşlerinden Aynur Özdemir, orada bulunan her ailenin bir kanayan yarası olduğunu belirterek, bugün kendi evinde, ocağında neler yaşandığını anlatmak istediğini söyledi. Özdemir, 2024 yılının Ekim ayında eşinin dört aylık maaşının biriktiğini ve geçinemediklerini ifade etti. Her geçen gün durumlarının daha kötüye gittiğini ve eşinin işi bırakmak zorunda kaldığını belirten Özdemir, "Sonrasında eşimin şeker hastalığı olduğunu öğrendik. Bu madencilik sektöründe sık rastlanan bir hastalık. Ağır çalışma koşulları, stres ve fiziksel zorlanmalar nedeniyle risk taşıyan bir sağlık sorunu. Sonrasında benim eşim tedavi gördü. Şekerini belirli bir seviyeye indirmeyi başardık" dedi.

Özdemir, Manisa'ya gittiklerini belirterek, "Bizim evimiz, düzenimiz, çocuklarımızın okulu, buradaydı. Bize maaşlarımızı vermediler diye, biz gurbet ellerine sürüklenmek zorunda kaldık. Yoksa bizim ne işimiz vardı Manisa'da? Biz üç ayda iki şehir değiştirdik ve ev taşıdık biz. Bu sağlık sorunu orada da bizim peşimizi bırakmadı ve bu sağlık sorunu eşimin yeraltında çalışmasına engel bir durumdu. Maalesef orada da işi bırakmak zorunda kaldı. Kendini bilmez 3-5 kişinin maskarası olup döndük biz oralardan. Sonrasında ormana gitti çalışmaya ama olmadı, tutunamadı, çalışamadı" ifadelerini kullandı.

"SABAHATTİN BEYİMİZİN SIRP VERSİYONU ROCKY ORADA BİZİ BULDU"

Eşinin daha sonra çalışmak için Sırbistan'a gittiğini kaydeden Özdemir, "Sabahattin Bey'imizin Sırp versiyonu olan Rocky Bey orada bizi buldu. Zihniyet aynı zihniyet. Tıpkı Sabahattin Bey gibi Rocky Bey de işçinin haklarını gasp ederek kendine bir servet elde edinmiş ve maalesef oradan da haklarımızı alamadık biz. Eşim çaresiz bir şekilde yine Türkiye'ye dönmek zorunda kaldı. Haklarını alabilmek için bu direnişe katıldı" dedi. Özdemir, iki yıldır şirketin kendilerine verdiği mağduriyetin bedelini ödediklerini söyleyerek, hala bankalara borç ödediklerini ve geldikleri noktada sadece faizini ödediklerine vurgu yaptı. Özdemir, şöyle konuştu:

"DEFALARCA ÖLÜMÜ DÜŞÜNDÜM"

"Benim iki çocuğum var. Biri yatılı lisede okuyor kızım. Ben okula giderken onun cebine harçlık koyamadım. Oğlum deseniz aynı şekilde. Zor günler geçirdik. Karnımızı zor doyurduğumuz zamanlar oldu. Benim çocuklarıma teyzeleri, anneannesi, dedesi sahip çıktı, ki biz annesi, babası olarak biz çocuklarımızın en temel ihtiyaçlarını daha iyi karşılayamıyorduk. Size yemin ediyorum, gerçekten bunu söylemekten de utanıyorum, defalarca ölümü düşündüm. 'Kendimi atsam da bir yerlerden kurtulsam' dedim. Çocuklarımın yüzüne bakamadığım için canımdan geçmeyi düşündüm ben. Kimin yüzünden? Sizin yüzünüzden Sabahattin Bey. Sizin yüzünüzden.

Sabahattin Yıldız'ın bugün bize verdiği ve vereceği para bize yaşattığı mağduriyetin bedelini ödemiyor. Çünkü paramızı pul ettiniz, haklarımızı gasp ettiniz. Şimdi de çıkmış 'İtibarımızı zedeliyorsunuz' diyorsunuz. Bizim itibarımız yok muydu? Sizin itibarınız vardı da bizim itibarımız yok muydu? Eşimin itibarı yok muydu? Bir kadın, bir anne olarak benim itibarım yok muydu? Çocuklarımın itibarı yok muydu?

Sizin yüzünüzden, yaşadıklarımız yüzünden itibarımızı kimse düşünmedi. Sabahattin Bey sizden önce bizim çok güzel bir hayatımız vardı, ta ki siz gelene kadar. Hayatımızı, bizi borçtan borca soktunuz. Şehir şehir süründürdünüz. Kendini bilmezlerin maskarası ettiniz bizi. Çıkmışsınız, bir de 'İtibar' diyorsunuz. Neyin itibarı? Sizin itibarınız kasadaki paranızdır. Biz sizin itibarınızı değil, kendi hayatımızı, kendi çocuklarımızın geleceğini düşünüyoruz. Bunu düşünmek zorundayız. Daha dün çıkmışsınız, demişsiniz ki, 'İşçilerin maddi ve manevi tüm zararlarını karşıladık'. Maddi olarak neyi karşıladınız? Vereceğiniz para 2024'ün parası. Paramız zaten pul oldu. Zaten haklarımızı gasp ettiniz.

Ya manevi zararlar? Onlar ne olacak? Çocuklarımıza yaşattıklarınızı nasıl telafi edeceksiniz? Zihnimizden silebilecek misiniz bize yaşattıklarınızı? Siz bizim hayatımızda çok kötü bir anı olarak kalacaksınız. Biz her zaman şunu söyledik. Kimseden sadaka istemiyoruz. Kimseden yardım istemiyoruz. Kimseden lütuf beklemiyoruz. Sadece kendi hakkımız olanı istiyoruz. Her zaman söyledim ve yine söylemeye devam edeceğim. Mesele sadece para meselesi değil. Mesele alın teri, mesele emek, mesele adalet.

"İŞÇİ KARDEŞİM, HAKKINI ARAMAKTAN KORKMA"

Biz istiyoruz ki bu direnişimiz tüm işçi sınıflarına örnek olsun. İşçi kardeşim, hakkını aramaktan korkma. Hak verilmez, alınır. Bunu sakın unutma. Biz her daim bu şekilde direnişimizle işçi sınıflarına örnek olmaya çalıştık. Şunu söylemek istiyorum, kesinlikle madenci kazanacak ve biz mutlaka başaracağız. Mutlaka başaracağız. İşçinin hakkını gasp eden, patronları zengin eden bu sömürü çarkını tüm işçi sınıflarıyla birlikte hep beraber yıkacağız ve mutlaka kazanacağız."

Doruk Maden ve Eti Gümüş Maden'de çalışan dört işçi, bir avukat ve bir sendika yöneticisinden oluşan heyetin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısıyla görüşmesi sürüyor.

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA