Doğu Akdeniz’in su ürünleri yetiştiriciliğindeki stratejik potansiyeli, bölgesel güç birliğiyle dev bir ekonomik değere dönüşüyor. Adana, Hatay ve Mersin’deki üreticileri tek çatı altında toplayan Adana, Hatay ve Mersin İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği, 18 kurucu üye ile resmi olarak faaliyetlerine başladı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, oy birliğiyle Birliğin Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Birliğin yeni yönetim kurulunda ise Halim Kılınçlı, Sıtkı Akgöl, Mehmet Pars Sezer ve Abbay Polat görev üstlendi.
"Türkiye'nin Zirvesine Oynuyoruz"
Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen Kuruluş Genel Kurulu’nda konuşan Birlik Başkanı Ali Can Yamanyılmaz, bölgenin mevcut altyapısına ve vizyonuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"İç sularda 1.831 ton, denizlerde 8 bin 750 ton olmak üzere toplam 10 bin 581 tonluk kapasitemiz, Doğu Akdeniz’in su ürünleri yetiştiriciliğindeki gücünün net bir göstergesidir. Bölgedeki 86 yetiştiricilik belgeli üreticimizle güçlü bir tabana sahibiz ve kendi branşımızda şimdiden Türkiye’nin en büyük üçüncü birliği konumundayız.
Ancak biz bu rakamları kesinlikle yeterli görmüyoruz; bu bizim için sadece bir başlangıç noktası. Hedefimiz, büyüyen üretici yapımız, yeni yatırımlarımız ve küresel ihracat vizyonumuzla Türkiye’nin kendi alanındaki en güçlü ve lider birliği olmaktır."
AB Fonları ve Uluslararası Finansman İle Dev Yatırım Hamlesi
Genel kurulda alınan kararlarla Birlik Yönetim Kurulu’na; gayrimenkul, makine-ekipman alım-satımı ve finansal operasyonlar için geniş yetkiler tanındı. Bölgesel üretimi uluslararası standartlara taşımayı amaçlayan Birlik; Avrupa Birliği fonları, IPA/IPARD programları, TKDK, Çukurova Kalkınma Ajansı ve banka kredi mekanizmalarını aktif şekilde kullanarak üreticilere doğrudan finansman ve proje desteği sağlayacak.
Adana, Hatay ve Mersin’deki üreticilerin ortak temsil gücünü artıracak olan Birlik; hem bölgesel sorunların kamu kurumlarına iletilmesinde köprü işlevi görecek hem de Doğu Akdeniz’i su ürünleri sektörünün cazibe merkezi haline getirecek.