TBMM’de Medya Sektörü İçin Kritik Hamle: CHP'li Gürer Meclis Araştırması İstedi
Türkiye’de yazılı, görsel ve dijital medyanın yaşadığı kronik sorunlar ile gazetecilerin çalışma koşulları TBMM gündemine taşındı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, basın sektörünün içinde bulunduğu tabloyu tüm yönleriyle incelemek amacıyla TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırma Önergesi verdi.
Yazılı bir açıklama yaparak medya üzerindeki idari ve ekonomik baskılara dikkat çeken Gürer, özgür basının demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı.
"Haber Yaparken Gözaltına Alınmak Olağan Hale Geldi"
Son yıllarda medya kuruluşlarına ve basın çalışanlarına yönelik uygulamaların ağırlaştığını ifade eden Gürer, haber alma hakkının kısıtlandığını dile getirdi. RTÜK'ün ulusal ve bölgesel kanallara yönelik yaptırımlarına ve yasaların sert yorumlanmasına tepki gösteren Gürer, şu ifadeleri kullandı:
"Haber hazırlarken ve yaparken gözaltına alınmak ne yazık ki olağan bir durum hâline geldi. Gerçek bir demokrasiden söz edebilmek için basının sadece iktidarın hoşuna giden gelişmeleri değil; muhalefetin, sokağın ve vatandaşın yaşadığı tüm gerçekliği özgürce aktarabilmesi gerekir."
"Basında Güvencesizlik ve İşsizlik Sıradanlaştı"
Medya sektöründeki ekonomik güvencesizlik, sendikasızlaşma ve ağır iş koşullarına da değinen CHP’li milletvekili, gazetecilerin hak ettikleri standartlardan uzak yaşadığını belirtti.
İktidarın hoşuna gitmeyen yayın ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik yaptırımlara dikkat çeken Gürer; taşeronlaşma, adil olmayan ücret politikaları ve vergi sisteminin medya emekçilerini mağdur ettiğini söyledi. Çalışan ve işsiz kalan tüm basın mensuplarının sorunlarının kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti.
Yerel Medyaya Vergi Yükü ve Kayyum Tepkisi
Cezaevindeki gazetecilerin durumuna, el konulan ve kayyum atanan yayın organlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, yerel medyanın can çekiştiğini vurguladı. Bölgesel ve yerel kanalların üzerindeki ağır vergi yükünün ayakta kalmayı imkansız hale getirdiğini belirten Gürer, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cezaevindeki gazetecilerin varlığı, el konulan yayın kuruluşlarının yayın politikalarının tek merkezden belirlenmesi ve yerel basını kontrol altında tutma hamleleri mutlaka incelenmelidir. Medya organlarına 'Ya bendensin ya da karşımdasın' anlayışıyla yaklaşılması ve basının tamamen denetim altına alınmak istenmesi kabul edilemez."