15 Ocak 2026 Perşembe

15:37   DEM PARTI MILLETVEKILI KOCA: "MERSIN ULUSLARARASı LIMAN İŞLETMECILIĞI’NDE 185 IŞÇI, DAHA INSANI ÇALıŞMA KOŞULLARı ISTEDIKLERI IÇIN IŞTEN ÇıKARıLDı"   15:35   ÇYDD: "BIR KADıN HAKIMIN, ERKEK BIR SAVCı TARAFıNDAN SILAHLı SALDıRıYA UĞRAMASı KADıNA YÖNELIK ŞIDDETIN BOYUTUNU ÇARPıCı BIÇIMDE GÖZLER ÖNÜNE SERMIŞTIR"   15:33   GÜLIZAR BIÇER KARACA: SIZ ATATÜRK’TEN, İSTIKLAL MARŞı’NDAN, ATATÜRK’ÜN GENÇLIĞE HITABESI’NDEN NE ISTIYORSUNUZ?   15:31   İHD ESKI İZMIR ŞUBE EŞ BAŞKANı ALI AYDıN, ÇIĞLI’DE SABAH YÜRÜYÜŞÜ SıRASıNDA ÖLDÜRÜLDÜ   15:25   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı SEÇER, ‘AKDENIZ ULUSLARARASı TEKSTIL FUARı’NıN AÇıLıŞ TÖRENINE KATıLDı   15:23   TOROSLAR BELEDIYE BAŞKANı YıLDıZ, SOKAK HAYVANLARı IÇIN KURULAN DOĞAL YAŞAM ALANLARıYLA ILGILI KRITIK UYARıLARDA BULUNDU   13:26   KESK MERSIN’DE HAYATı DURDURDU: "BU KAYNAKLAR HALKıN DEĞIL, BIR AVUÇ ASALAĞıN CEBINE GIDIYOR!"   13:19   ADD MERSIN ŞUBESI’NDEN ZÜBEYDE HANıM ANıSıNA ANLAMLı ZIYARET: "BIR MILLETIN KADERINI BÜYÜTTÜ"   13:01   PAWEL ADAMOWICZ ÖDÜLÜ, EKREM İMAMOĞLU’NA VERILDI... "ÖDÜLÜ DEMOKRASI IÇIN YıLMADAN MÜCADELE EDEN VATANDAŞLARıMıZA ITHAF EDIYORUM"   12:53   DEM PARTILI VARLI’DAN AILE VE SOSYAL HIZMETLER, ADALET VE İÇIŞLERI BAKANLARıNA "ROJIN KABAIŞ" SORUSU: ROJIN’IN ŞÜPHELI ÖLÜMÜ NEDEN AYDıNLATıLMAMAKTADıR?   12:52   ÜSKÜDAR’DA OTOBÜS ŞOFÖRÜ GÖREVDEN EL ÇEKTIRILDI   12:50   YENI YOL GRUP TOPLANTıSı... MAHMUT ARıKAN: "BUGÜN İRAN’DA YAŞANANLARA KARŞı SUSKUN KALANLARDA, ALKıŞLAYANLARDA BILSIN KI, YARıN SıRADAKI HEDEF KENDILERIDIR"   10:24   “AKBELEN KAVŞAĞı’NA İLK TARIH: 2026 SÖZÜ, 8 YıLLıK BEKLEYIŞE SON VERECEK MI?”    09:46   MERSIN’DE YENI YıLıN İLK KONSERI: KENT ORKESTRASı’NDAN NOSTALJIK ESINTILER   20:09   ÜNLÜLERE UYUŞTURUCU OPERASYONU: OKTAY KAYNARCA VE EMEL MÜFTÜOĞLU SERBEST, İKI İSIM TUTUKLANDı!   19:59   YÖK’TEN ÜNIVERSITELERE CUMA NAMAZı DÜZENLEMESI: EĞITIM VE İNANÇ BIRLIKTE KORUNACAK   19:50   MERSIN, 2025’I SANATLA DOYURDU: 2026’DA DAHA BÜYÜK VIZYON GELIYOR   16:38   CHP’LI ATALAR’DAN E-TICARETTE GÜMRÜK MUAFIYETININ KALDıRıLMASıNA TEPKI: "UYGULAMADAN DERHAL VAZGEÇILMELIDIR"   16:37   MURAT ÇALıK’ıN AMELIYATı SONRASı AVUKATı KOÇHAN’DAN AÇıKLAMA GELDI   16:35   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: “İSTANBULLULARı DARBENIN 300’ÜNCÜ GÜNÜNDE MEYDANA AKMAYA DAVET EDIYORUM”  
 
     
 
 
image

Okunma : 1004  Tarih : 12.12.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Tutum, Yatırım ve Yerli Malları Haftası

TUTUM, YATIRIM VE YERLİ MALLARI HAFTASI
  Çoğunuzun bildiği gibi her yıl; 12-18 Aralık tarihleri arasında “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kutlanır.
  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; 12 Aralık 1929’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ,“Ulusal Ekonominin geliştirilmesi, yerli malları kullanmanın bu gelişmeye yapacağı olumlu katkılar ve tutumlu olmanın hem gerekliliği hem de önemi” üzerinde yaptığı konuşma nedeniyle 1946 yılında “Yerli Malı Haftası” kutlanmaya başladı.
  Daha sonraki yıllarda, bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları” haftası olarak değiştirildi.
  Bizlerin çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarımızda; bu hafta başlayınca tamamı yerli üreticilerimizin ürettiği ürünleri okulumuza getirir, sınıfça eşit olarak paylaşıp tüketirdik.
  Hemen arkasından öğretmenlerimizin hafta ile ilgili yaptıkları konuşmaları dikkatle dinler ve anlayıp uygulamaya çalışırdık.
  Daha sonraki yıllarda; bu haftayı, yerli ürünlerimiz yerine ithal ürünleri tüketerek kutlamaya başlayınca bence, haftanın eski önemi kalmadı.
  Kendi topraklarımızda ürettiğimiz ürünlerin tohumlarını bile ithal eder duruma geldik çünkü.
  Başkalarından aldığımız tohumlarla yaptığımız yerli üretimi de plansız programsız yapınca bugün, 12 yıl önce domates fiyatları yükseldiğinde yazmış olduğum bir yazıyı sizlerle paylaşma gereği duydum.
  DOMATES GÜNLERİNE DOĞRU
  53 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır, ülkemdeki gelişmeleri yakından izlerim.
  Özellikle 35 yıldır. Her geçen gün garipliklerin arttığını gördüğüm halde gene de izlemeyi sürdürenlerdenim.
  Bu gariplikleri yalnızca uzaktan bakıp izleyenlerden değil ayrıca çözüm önerileri de sıralayabilenlerden biriyim.
  Yazımızın başlığına yerleşen "domatesle başlayalım" diye düşündüm.
  Domates bir sembol aslında.
  Buradaki domates yalnızca domatesi değil aynı zamanda diğer sebzeleri ve meyveleri de temsil etmektedir.
  Bugün domateste yaşananlar yarın patlıcanda, elmada.... yaşanabilir çünkü.
  Her mevsimde istediğimiz kadar domatesi üretebileceğimiz bir ülkemiz olduğu gibi üreteceğimiz domatesleri, yılın her gününde neredeyse belirli bir ücretten tüketebilecek koşullarımız da var.
  Bu iş öyle sanıldığı gibi zor bir iş de değil üstelik.
  İlkbahar, yaz, sonbahar mevsimlerinde, ülkemizin  çeşitli yerlerinde, tarlada yetişen sebzeleri üretebiliyoruz. Aynı sebzelerimizi kış aylarında da seralarımızda üretmekteyiz.
  Bundan sonrası, ülkemizin tarım politikalarının doğru belirlenmesine bağlı.
  Mevsimlere göre hangi bölgeye ne kadar domates, ne kadar patlıcan, ne kadar biber, ne kadar salatalık vb. ekileceği konusunda çiftçilerimizin yönlendirilmesine bağlı.
  Böylece hem üretici daha çok ürünle daha çok gelir elde edebilir hem de tüketici fazla fiyat farkı yaşamadan alış veriş yapabilir.
  Yoksa üretici yaz aylarında domateslerini tarlada çürümeye terk etmeyi sürdürür, hanımlarımızda kış aylarında "altın günleri" yerine "domates günleri" yapmaya başlar.
  Tarım ve hayvancılık için çok elverişli ülkelerden biri olduğumuz halde, hayvancılığı yok edip dışarıdan canlı veya cansız et almaya başlayan biz, çok yakında "dışarıdan domates alma başarısını(!)" da gösteririz herhalde.
  Nasıl ki bir tarım ülkesi olmakla birlikte, dışarıdan tohum alacak kadar zevkliysek, nasıl ki köylülerimiz, kuş gribini sonbaharda otların ilk çıktığı birkaç hafta, tavuklarını kümesten dışarıya çıkarmayarak önlediği halde bizler binlerce tavuğu katlederek yok etmeyi başardıysak bunu da yapabiliriz.
  Nasıl ki, pamuk ovası olan Çukurova'da pamuk üretimini, buğday deposu olan Konya Ovası'nda buğday üretimini yok ettiysek, inanın bunu da başarabilecek güçteyiz.
  Ormanlarımızı, yerleşim yerleri açmak için yakıp dışarıdan kereste almayı başaran bir toplumuz biz.
  Kanalizasyonlarımızı; ırmaklarımıza, denizlerimize boşaltacak kadar seviyoruz doğayı.
  Doğal güzelliklerimize Hidroelektrik Santralleri kurabilecek kadar akıllı değil miyiz?
  Hayvanlarımızı, eziyet ve tecavüz edecek kadar seven bireyleri barındıran bir toplum değil miyiz?
  Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde, bu denizlere akan onlarca akarsuyumuz olduğu halde, "Su akar, deli bakar" sözünün gereği için bile olsa aklını başına toplaması gereken, bu suları değerlendirip küresel ısınma nedeniyle susuz kalma korkusu yaşamaması gereken bizler değil miyiz?
  Zenginlerin altın günlerine karşı, açların domates günlerine doğru yönelmemizin nesi garip?(10.12.2013)
 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA