Salim DOĞAN
Gazeteci Yazar
KÖR SAĞIR VE DİLSİZ
Bir insan düşünün kör sağır ve dilsiz olsun. Bu insanın yaşamını idame ettirmesi ne kadar verimli olabilir ki? Karar merkezinde, yetkin kişilerde kör, sağır ve dilsiz olabilir. Devletlerde öyledir onlarda kör, sağır ve dilsizleşebilmektedir. Bu durumun sebebi ne ola ki; Tehdit mi, şantaj mı, makam mı, para mı, itibar mı, güvenlik mi? Hepsi olabilir. İnsanın doğası gereği yapılan haksızlıklara otomatik refleks gösterir. Bu durum günümüze kadar nesillere aktarılmış, insanlarda böyle bir karakter kodlaması oluşmuştur. Ancak insanlar kapitalist sistemin meta ayı ön plana çıkardığı günden bu yana birçok değerini yitirmiştir. Kapitalist sistemin yarattığı mevki, makam, unvan insanların hayallerini süslemiştir. İnsanları cezbeden bu argümanlara ulaşmak için her türlü tavizi vermişlerdir. Rüşvet, faiz, hediye vb. birçok davranış biçimi olağanlaşmıştır. Veren el alan elin tepkisini nötr etmiştir. İşte her türlü haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzlukların da önü böylece açılmış olmaktadır.
Dünyada yirmi iki Arap ülkesi var bunların toplam nüfusları 360 milyondan fazladır. On milyon nüfusuyla İsrail yirmi iki Arap ülkesi dahil bölgedeki tüm ülkelere kafa tutmakta, cehennem hayatı yaşatmaktadır. İsrail elindeki gelişmiş savaş teknolojisinin yanında İngiliz ve Amerikan emperyalizminin koşulsuz desteği ile şımarık oğlan rolünü oynamaktadır. İsrail din tandanslı bir Yahudi devletidir. Yahudi öğretisi tüm dünyadaki Yahudilere aktarılmaktadır. Bu öğretide Arzı Mev’ud Türkiye’den çıkan Fırat ve Dicle nehirleri arsındaki verimli topraklar dahil kuzeyde Azerbaycan topraklarıyla Türkiye’nin de içinde bulunduğu yirmi den fazla şehri kapsamaktadır. Bu bir yemindir ve gerçekleşmesi için sonuna kadar sürdürülecektir. Bu yemin Zero-n denen gelecekteki torunlarına da iletildi. Wilson Pontus- Ermenistan- Kürdistan üçlüsü bir federe devleti hayal etmişti. Wilson’un istediği sınırlarda bir Ermeni devleti kurulamadı. Sevr’de kurulmak istenen Kürdistan Kazım Karabekir, Maraş, Urfa, Antep milislerince engellendi.
İngilizler bu bölgeyi işgal ettiler 1948 de kurulacak İsrail devleti için Yahudi göçmenleri bu bölgede toplamaya başladılar. Petrolün değeri o zaman anlaşılmıştı. İngilizler işgal ettiği Osmanlı toprakları üzerinde Haşim oğullarına Ürdün’ü Emevi soyundan gelenlere de Arabistan sultanlarını atadı. Cetvelle çizilmiş sınırlarda yapay devletçikler oluşturuldu. Ürdün, Irak, Suriye, Lübnan geçici Arzı Mev’ud devletlerdi. İngilizler bu sınırları oluştururken GOYİM denen kullanılabilir karakterinden yararlanarak Şeyh isyanları düzenledirler. İşte GOYİM bu gün Yahudi Barzanlar, Hadep, Kadek, PKK ve bunun gibi emperyalizmin kurduğu terör uzantılarıdır. Tarih boyunca bir devlet kuramamış bu GOYİM denen halka bu gün İngiliz ve Amerikan Emperyalizmi eliyle yapay devletçikler kurulmak istenmektedir. Bu devletçiklerin bir de görevleri vardır Yahudi İsrail’in koruyuculuğunu üslenmek Yahudilerin yataklarında rahat uyumasını sağlamaktır.
Günümüzde bu devletler için çok ağır eleştiriler yapılmaktadır. Bir araya gelemiyorlar, Müslümanlar vurulurken sessiz kalıyorlar hatta emperyalizmi destekliyorlar gibi haksız eleştiriler yapılmaktadır. Hâlbuki bu devletleri kuranlara ve onlara sultanlıklar verenlere elbette hizmet edeceklerdir. Bu gün güçlü bir şekilde gelen emperyalizmin ordularına karşı bir direniş olmayabilir. Ancak Emperyalist Amerika’nın da sonu gelmiştir. Onun kurduğu yapay devletçiklerin ömrüm kelebek ömrü kadardır. Bölge halkı akıl ve bilimi kendisine rehber aldığında, demokrasiyi ve cumhuriyeti yönetim biçimi olarak kabul ettiğinde onurlarını korumak egemenliklerini sürdürmek için yeniden ayağa kalkacaklardır.
Şimdi yeniden bir durum değerlendirmesi yapalım. İsrail’in vahşi soykırımcı terörüne karşı sözde demokrat, çağdaş ve uygar Avrupa neden kör, sağır ve dilsizdir. Ortadoğu’nun uyuşturulmuş batının vassalı durumuna getirilmiş ülkeleri akıl ve bilimi kendilerine rehber olarak seçmedikleri sürece bu esaretten kurtulamayacaklardır. Dogma düşünce ve metafizik yaşam biçimi yerine akılcı, bilimsel, düşünen, eleştiren, araştıran, üreten bir toplum haline gelinceye kadar bu vassllık devam edecektir. Seküler toplum, bilimi, teknolojiyi laik, demokratik ve çağdaş bir yaşam biçimiyle devam ettirebilir. Başka toplumların içinde bulunduğu sıkıntılara karşı kör, sağır ve dilsiz olmazlar, insan olurlar.