2 Eylül 2026 Çarşamba

18:27   İMAMOĞLU’NDAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı: ’ROTAMıZ NET: CUMHURIYET, DEMOKRASI, ADALET’   17:59   TMMOB’DAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ’NDE NET MESAJ: ’TÜRKIYE’NIN İHTIYACı GERÇEK VE KALıCı BIR TOPLUMSAL BARıŞ!’   17:55   İSTIKLAL CADDESI’NDE ŞOK ANLAR: 200. YıL TÖRENINDE ZABıTAYA POLIS ENGELI!   17:49   CHP’DE YENI DÖNEM STRATEJISI: KıLıÇDAROĞLU’NUN MILLI BILINÇ GÜÇLÜ TÜRKIYE’ BULUŞMALARı BAŞLıYOR   14:55   CHP’LI ATAHAN KAYTAŞ’TAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı: ’MERSIN’DEN DÜNYAYA KARDEŞLIK ÇAĞRıSı’   14:39   CHP KADıN KOLLARı İL BAŞKANı GÜLŞAH YıLDıRıM GENÇ’TEN 1 EYLÜL MESAJı: ’BARıŞ SUSKUNLUK DEĞIL CESARETTIR’   14:19   CHP MERSIN İL BAŞKANı KORAL ÖMÜR’DEN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı: ’BARıŞ, ADALET VE EŞITLIK İÇIN BIRLIKTE MÜCADELE EDECEĞIZ’   13:17   MERSIN BAROSU’NDAN YENI ADLI YıLDA SERT ÇıKıŞ: ’GECIKEN ADALET VE TUTUKLAMA TEDBIRI SıKıNTı YARATTı!’   11:25   CHP AKDENIZ İLÇE BAŞKANı SEMIH PALAMUT’TAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı: ’BARıŞ, AKDENIZ’IN VE DÜNYANıN ORTAK GELECEĞIDIR’   11:12   NECDET KıLıÇ’DAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı; AYRıŞMA DEĞIL DAYANıŞMA KAZANACAK..   10:48   CHP YENIŞEHIR İLÇE BAŞKAN YARDıMCıSı MUSTAFA KEKLIK’TEN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı   10:45   YENIMAHALLE MUHTARı SERVET DOĞAN’DAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı   10:44   BARıŞıN KENTI MERSIN’DEN TÜM DÜNYAYA ÇAĞRı: ’BARıŞ, YARıNLARA BıRAKıLACAK EN BÜYÜK MIRASTıR’   10:41   GÜROL AKBAŞ’TAN 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ MESAJı: ’WBARıŞ, GELECEĞE BıRAKACAĞıMıZ EN BÜYÜK MIRASTıR’   10:40   TTB 1 EYLÜL DÜNYA BARıŞ GÜNÜ AÇıKLAMASı: DEMOKRASI, SAĞLıK HAKKı VE KAYYUM UYARıSı   10:31   CHP AKDENIZ İLÇE BAŞKAN YARDıMCıSı KADIR ÖZCAN: ’ATATÜRK’ÜN SÖZÜ BUGÜN EN BÜYÜK REHBERIMIZDIR’   10:30   ADD MERSIN ŞUBE BAŞKANı ADEM ÇETIN: ’ATATÜRK’ÜN BARıŞ VIZYONU İNSANLıĞıN TEK ÇıKıŞ YOLUDUR’   10:20   GÜLCAN KıŞ’TAN KıRTASIYE ALARMı: ’BIR ÇOCUĞUN TEMEL OKUL MASRAFı 7 BIN LIRAYı BULDU!’   09:51   TAŞ BINA’DAN KARAMANCıLAR KONAĞı’NA: MERSIN’IN MARKA KENT YOLCULUĞU BAŞLADı   01:44   TAHLIYE EDILMIŞTI, YENIDEN TUTUKLANDı! KOMEDYEN İMRAN DENIZ GÖKTAŞ HAKKıNDA YENI KARAR  
 
     
   

NACİ GÖRÜR`DEN HÜKÜMETE: "DEPREMİ NEDEN GÜNDEME ALMIYORSUNUZ? SİZİN EKONOMİK SORUNLARINIZDAN, TERÖRDEN, SANAYİDEN DAHA MI AZ ÖNEMLİ"


Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunda defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, “Üstelik de bu deprem, ‘geliyorum` diye bağıran bir depremdi. Depremin kendisi ‘geliyorum` diyordu zaten. Deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce zarar azaltma sistemine geçmemiz lazım” dedi. Hükümete “Depremi neden gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli” diye soran Görür, deprem olduktan sonra yapılanları ise “yara sarma edebiyatı” olarak nitelendirdi.

 

Tarih : 22 Şubat 2023 Çarşamba 19:33   Okunma : 607

KERİM UĞUR

Prof. Dr. Naci Görür, deprem konusunda defalarca uyarıda bulunduklarını belirterek, “Üstelik de bu deprem, ‘geliyorum` diye bağıran bir depremdi. Depremin kendisi ‘geliyorum` diyordu zaten. Deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce zarar azaltma sistemine geçmemiz lazım” dedi. Hükümete “Depremi neden gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli” diye soran Görür, deprem olduktan sonra yapılanları ise “yara sarma edebiyatı” olarak nitelendirdi.

Yerbilimci Naci Görür, Kahramanmaraş merkezli depremlerinden ardından, bugün İzmir`de Türkiye Odalar Borsalar Birliği`ne (TOBB) bağlı odaların ortak meclis toplantısına katılarak depremle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“YARA SARMA EDEBİYATI”

İZTO Meclis Salonu`nda toplantıda konuşan Görür, şunları söyledi:

“Şu anda 60-70 bin kişi göçük altında. Binlerce insanımız acı çekiyor. Biz neyi konuşabiliriz? Onu, doğrusu pek anlayamıyorum. Acaba bütün millet, yöneticiler olarak konuşmalı mıyız, utanmalıyı mıyız, ne yapmalıyız gerçekten bilmiyorum. Bizim ülkemizde depreme karşı bilinmeyen, söylenmeyen, kendi kendimize itiraf edemediğimiz hem halk olarak hem yönetim olarak bir strateji var. O da depremi konuşmamak. Sanki tabu. ‘Ay konuşmayın, korkuyorum. Nereden çıktı şimdi bu konu. Duymayalım, konuşmayalım, huzurumuz kaçmasın.` Bu strateji maalesef bu ülkenin yöneticilerinde de var uzun zamandan beridir. Depremi konuşmayın, hele bir konuşmayın. Deprem gelmeden önce gündeme gelmez, olduktan sonra çizmelerimizi çeker sahaya ineriz. ‘Türk hükümetleri büyüktür, sizi aç susuz bırakmaz, her şeyi yaparız, karnınızı doyururuz, geçici konutlar, sürekli konutlar yapar yara sararız` deniyor. Bu strateji, yara sarma edebiyatıdır. Bu strateji, çağ dışı bir stratejidir. İnsanlığa önem vermeyen anlayışın geliştirdiği strateji. ‘Deprem bizim elimizde değil, ne yapalım` deyip, olduktan sonra gücümüzü gösteririz. Halbuki bilgi toplanmalı. Bilimin ışığı altında yürüyen toplumlarda böyle bir strateji yok. Bu strateji, Nasreddin Hoca`nın yaptığı gibi, yani testiyi suya götüreni ilk önce tokatlıyor, kırılıp su döküldükten sonra bir anlamı yok zaten. Çağdaş dünya bunu nasıl beceriyor? Deprem gelmeden, insanlar ölmeden, afet her tarafı kasıp kavurmadan önce gerekeni yapıyorlar. Yurt dışında bu boyuttaki depremlerde 5-6 kişi ölüyor, o da tesadüfen. Utanıyorum söylemeye ama 42 bin vefat gözüküyor ama, inşallah yanılırım ama çok daha fazla olacak. Bu insanlarımızı kaybettik.

“DEPREM, ‘GELİYORUM` DİYE BAĞIRAN BİR DEPREMDİ”

Üstelik de bu deprem, ‘`geliyorum diye bağıran bir depremdi. Depremin kendisi ‘geliyorum` diyordu zaten. 25-26 Ocak`ta dediğimi unutmuyorum; ‘Maraş`a dikkat edin, bundan sonra büyük depremleri orada bekliyoruz`, sene 2020. Depremin büyüklüğünü bile söylüyorduk, ‘Minimum 7,5`. Niye? Çünkü en son deprem orada 1512 yılında olmuş, tarihi kayıtlar var. Her yerde ‘Maraş`a dikkat` dedik, yazdık, söyledik, derken bir gece kalktık ki Maraş`a deprem geldiğini gördük. Anladık ki pek de bir şey yapılmamış o söylemlere rağmen. Eğer yapılsaydı Diyarbakır, Adıyaman, Kilis, Hatay böyle olmazdı.

“DEPREMDEN DAHA GERÇEK NE VAR”

Konu, ne götürdüğümüz, nasıl desteklediğimiz değil. Niye bu depremin zararlarını azaltamadık, onu konuşalım. İlk kez Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu hükümet, bu strateji, düşünceyi değiştirmeye kalktı. Dedi ki ‘Biz, deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce zarar azaltma sistemine geçmemiz lazım` dedi. Cumhurbaşkanı söyledi. Ben, bundan çok umutlandım. 2010 yılıydı. İlk kez umutlandım. Arkadaşlar, siz neden depremi hiç gündeme almıyorsunuz? Sizin ekonomik sorunlarınızdan, terörden, sanayiden daha mı az önemli? Bana bir parametre söyleyin ki depremin önüne geçsin. Depremden daha gerçek ne var bu ülkede? En temel sorun deprem, hiç değişmez. Her gündüz güneşin doğacağı gibi, deprem. Peki biz hiç tartıştık mı depremi? Bu depremden önce, her depremden önce siyasilerden duydunuz mu? İpe sapa gelmez konuları televizyonlarda saatlerce konuşuyoruz ama deprem yok. Biz de o arada cılız sesimizle depremi hatırlatmaya çalışıyoruz. İlla hatırlamak için 70-80 bin inanın mı ölmesi lazımdı.

“DİRENÇLİ YERLEŞİM YERLERİ, DİRENÇLİ KENTLER YAPMALIYIZ”

İşten, güçten, hukuktan öte bir şey yapmak lazım. Millet olarak kendi hükümetimize, devletimize sahip çıkma zamanı. Demokratik anlamda artık el koyma zamanı. Sorunlara millet olarak bizim el koyma zamanımızdır. Bunu elbet yapabiliriz. Depremde ölmemek için, zararı minimize etmek için dirençli yerleşim yerleri, dirençli kentler yapmalıyız. Türkiye, yaşadığımız yerleşim alanları deprem dirençli olursa sorun yok, deprem olsun, aynı Amerika`daki gibi, Japonya`daki gibi. Bir aile, evine girdiği zaman olası depremde üst katın başlarına çöküp kendilerini ezmeyeceğine emin olursa evinde rahat eder.”

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA