26 Ağustos 2026 Çarşamba

11:58   ’HER 100 TL BORCA 103 TL FAIZ!’ CHP’LI GÜLCAN KıŞ ACı TABLOYU AÇıKLADı: HAZINE İPOTEK ALTıNDA!   10:45   MILYONLARCA EMEKLI GEÇIM ÇıKMAZıNDA: ’BIZIM EMEKLILIĞIMIZ AHIRETTE’   10:30   AKDENIZ’DE KADıNLARA ÇAĞRı: ’ÖĞRENMEK VE ÜRETMEK İSTEYEN HERKESI BEKLIYORUZ’   10:25   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN ÜCRETSIZ YAZıLıM KURSU: MERCEK DİGEM EĞITIME DEVAM EDIYOR   10:20   SÜRÜCÜLERE NEFES ALDıRACAK GELIŞME: MOTORINDE İNDIRIM BEKLENTISI!   10:15   KAYSERI PıNARBAŞı’NDA 4.1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM!   09:05   MERSIN’DE ÜRETICIYE NEFES ALDıRAN DESTEK! YÜZDE 90’LıK KAYBıN ÖNÜNE GEÇILIYOR   02:04   ÖZGÜR ÖZEL’DEN SIYASETTE ’YENI YÜRÜYÜŞ’ HAMLESI: İKTIDAR MESAJıYLA RESMI HESAPLARı DUYURDU!   01:04   TARSUS’TA ULAŞıM KONFORU ARTıYOR: KILOMETRELERCE YOL BAŞTAN AŞAĞı DÜZENLENDI   01:01   MEHMET UÇUM’DAN AİHM’E REST..   01:01   YENİ PARTI İSTANBUL İL BAŞKANı ÖZGÜR ÇELIK, TÜRKIYE CUMHURIYETI’NIN IKINCI CUMHURBAŞKANı İSMET İNÖNÜ’NÜN OĞLU ERDAL İNÖNÜ’NÜN EŞI SEVINÇ İNÖNÜ’NÜN YENİ PARTI’YE ÜYE OLDUĞUNU AÇıKLADı. ÇELIK, SOSYAL MEDYA HESABıNDAN YAPTıĞı PAYLAŞıMDA, "CUMHURIYETIMIZIN DEĞERLERINE ÖMRÜNÜ ADAMıŞ, ÖNCEKI GENEL BAŞKANLARıMıZDAN PROF. DR. ERDAL İNÖNÜ’NÜN KıYMETLI EŞI SEVINÇ İNÖNÜ’NÜN YENI PARTI ÜYELIĞINI BIRLIKTE YAPMAK BÜYÜK GURUR. TARIHIMIZDEN ALDıĞıMıZ MIRAS VE DEĞERLERIMIZ YENI YOLUMUZU AYDıNLATACAK. HEP BIRLIKTE DAHA GÜÇLÜ ŞEKILDE IKTIDARA YÜRÜYECEĞIZ." IFADESINI KULLANDı.   16:17   ROJIN KABAIŞ’IN AILESININ AVUKATı KARABULUT: “BULGULAR BAYıLTıLDıĞıNı VE SOLUNUMU FELÇ EDILEREK KATLEDILDIĞINI KANıTLAMAKTADıR”   16:16   AHMET ÖZER: “HAKKıMDAKI BU KARARı KESINLIKLE KABUL ETMIYORUZ”   16:15   ABD BAŞKANı TRUMP: İRAN’DA DEVASA BOYUTLARDA BIR INSANI KRIZ VAR VE HEMEN DURDURULMALı   16:14   DIYARBAKıR BAROSU’NDAN AMEDSPOR TRIBÜNLERINE YÖNELIK “SARı TORBA” EYLEMINE SUÇ DUYURUSU   14:37   İBB DAVASı’NDA 69’UNCU GÜN: SAVCı, EKREM İMAMOĞLU’NUN BABASı HAKKıNDA SUÇ DUYURUSU TALEP ETTI   14:36   DORUK MADENCILIK IŞÇISI KAYNAK: SAYıN CUMHURBAŞKANı SESIMIZI DUYUN. YOKSA CUMHURBAŞKANLıĞı’NA YÜRÜYECEĞIZ   13:35   ÖZGÜR ÖZEL, EYLEMDEKI MADENCILERI ZIYARET ETTI... “GÜCÜNÜZ HERKESE YETIYOR DA YıLDıZLAR SSS HOLDING’E NIYE YETMIYOR”   13:30   ÖZGÜR ÖZEL’DEN AZIZ İHSAN AKTAŞ TEPKISI: "ÖRGÜT DEYIP IKI YıL ZULMEDIP, ‘ÖRGÜT YOK’ DIYORSAN, BAŞTA ‘ÖRGÜT’ DIYENIN CEZALANDıRıLMASı LAZıM"   09:27   33 CAMIDE EŞ ZAMANLı PAYLAŞıM: MERSIN’DE KANDIL SIMIDI İKRAMı SÜRÜYOR  
 
     
   

Eğitim-Sen İzmir Yöneticisi Körükmez`den, YÖK`ün İkinci Öğretimi Kaldırmasına Tepki


Eğitim-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Lülüfer Körükmez, Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü fiyatlarına yapılan fahiş zam ve YÖK`ün devlet üniversitelerinde ikinci öğretimi kaldırmasına tepki göstererek, "Eğitimin bir sınıfsal ayrıcalığa dönüştürülmesi demektir bu" değerlendirmesini yaptı.

 

Tarih : 12 Temmuz 2024 Cuma 12:51   Okunma : 1119

Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: ÖZGÜR ŞENGÜL

Türkiye`nin köklü üniversitelerinden Ege Üniversitesi`nin yaklaşık 2 bin öğrencinin barındığı Öğrenci Köyü`nde 2024-2025 öğretim yılı için aylık aidatlara yüzde 300`ün üzerinde zam yapıldı. Zamla birlikte 2023-2024 öğretim yılında iki kişilik oda aidatı aylık kişi başı 1480 lira ve üç kişilik oda aidatı ise 1250 lira iken; bu sene 2024-2025 öğretim döneminde iki kişilik oda aidatının aylık kişi başı 6 bin liraya ve üç kişilik oda aidatı ise 5 bin liraya çıkarıldı. Öte yandan Yükseköğretim Kurumu(YÖK) tarafından alınan kararla birlikte devlet üniversitelerindeki ikinci öğretim programlarının kapatıldığı, vakıf üniversitelerinin ise gelecek dönem programlarını bu doğrultuda yapmaları konusunda uyarıldığı açıklandı.

Eğitim ve ekonomiyi doğrudan etkileyen iki karar da kamuoyunda tepkiyle karşılanırken Eğitim-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Lülüfer Körükmez, kararlara ilişkin ANKA Haber Ajansı`na konuştu. 

Eğitim-Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Lülüfer Körükmez, kişilerin eğitim hakkının engellenemez olduğunun altını çizerek öğrencilerin eğitim ve iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanamayacaklarını belirtti ve “Eğitimin bir sınıfsal ayrıcalığa dönüştürülmesi demektir bu” dedi.

"Yanlış ekonomi politikaların etkilerinin bir kez daha dar gelirliler çıkarıldığını görüyoruz"

Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü ücretlerine yapılan zammı değerlendiren Körükmez, Ege Üniversitesi`nin öğrencilerin okulu en çok bıraktığı üniversitelerden biri olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:

“Ege Üniversitesi Türkiye`de en fazla okul bırakma oranının olduğu üniversite. Geçen sene yayınlanan istatistikler temelinde bunu söyleyebiliriz. 12 bin öğrenci resmi olarak kaydını üniversiteden sildirmişti. Bunun yanı sıra bir de fiili olarak üniversiteye devam edemeyenler var. Yani okula kayıtlı olduğu halde çalışmak zorunda olduğu için derslere gelemeyen öğrencilerimiz var. Bunun yanı sıra başka bir şehre gelip barınma problemi yaşadığı için gelemeyen öğrencilerimiz var. Dolayısıyla yurtların ücretlerinin arttırılması doğrudan sosyal ekonomik olarak darda olan sınıfların ve öğrencilerin eğitimden uzaklaştırılması demek. Bunun uzun vadeli etkileri çok acı olacaktır. Eğitimin bir sınıfsal ayrıcalığa dönüştürülmesi demektir bu. Yani sadece parası olanın eğitim alabileceği alabilmesi anlamını gelir. Dolayısıyla Ege Üniversitesi, bu kararları alırken bütün bunları ne kadar düşünüyor, ne kadar tartıyor bilmiyoruz. Yönetimden maalesef ki neredeyse hiçbir konuda üniversitenin paydaşları olarak, sendikalarla bir fikir alışverişinde bulunduğu veya bir açıklama yaptığını görmüyoruz. Öbür yandan bütün bu ülkede süre giren ekonomik kriz artık kriz bir anlık olur ama bizi süren bir kriz hali var. Bu yanlış ekonomi politikaların etkilerinin bir kez daha yine dar gelirliler çıkarıldığını görüyoruz. İlk gözden çıkarılanın eğitim olduğunu, gençler olduğunu görüyoruz maalesef.”

"Çalışan kişilerin eğitim hakkı engellenemez"

YÖK`ün üniversitelerdeki ikinci öğretimleri kaldırmasında da Ege Üniversite yönetimi örneği üzerinden süreçlerin şeffaflıktan uzak yürütüldüğü konusunda eleştiri getiren Körükmez şunları söyledi:

“YÖK`te de aynı problem var. Önce bunu vurgulamak isterim. Bu kararların nasıl alındığıyla ilgili süreçle ilgili herhangi bir bilgi paylaşımında bulunulmuyor maalesef ki. Ne öğretim üyeleriyle bir bilgi alışverişi var. Nasıl bu işlettiler ve nasıl bu kararı aldılar bilmiyoruz. Ancak yapılan açıklamada iş piyasalarındaki gözlemleri itibariyle, verileri itibarıyla böyle bir karar aldıklarını söylüyorlar. Ancak eğitim dediğimiz şey sadece iş piyasalarıyla ilgili değildir. Doğrudan iş piyasasına katkı yapması yükseköğretimin, akademik eğitimin gerekmiyor zaten. Ama elbette peki ilişki var. Doğrudan olması şart olmamakla birlikte elbette ki bazı bölümler için bu söz konusu. Ancak burada şunu göz ardı edemeyiz. Çalışan kişilerin eğitim hakkı engellenemez. Bu kadar yaygın ve kapsamlı olmak zorunda değil. Her üniversitede, her bölümde olması gerekmiyor. Ama en azından belirli oranlarda çalışan kişilerin mesai saatleri dışında yüksek eğitim alabilecekleri olanakların olması gerekiyor. Bu temel meselelerden bir tanesi. İkincisi de birdenbire ‘Ben bugün karar verdim. Bu yıl kaldırıyorum` gibi kararların alınması. Önceden öğrencilere sınav bölümünde buna hazırlanılmaması. Özel üniversiteler ve vakıf üniversiteleri için bu öngörüde bulunuluyor. Bir sene sonrasına tarih veriliyor. Ama devlet üniversitelerinde bu karar hemen alınıyor ve hemen uygulanıyor. Dolayısıyla buradaki hem çifte standart hem de devlet üniversitelerinin bir tür keyfi idaresi çok ciddi problemlerden bir tanesi.”

"Kişilerin ya eğitim ya çalışma gibi bir seçme durumunda bırakılmaması gerekiyor"

Eğitim hakkının engellenemez olması üzerinden YÖK tarafından verilen ikinci üniversitede bazı bölümlere yaş sınırı getirmesine de tepki gösteren Körükmez şöyle konuştu:

“İlkesel düzeyde kişilerin ya eğitim ya çalışma gibi bir seçme durumunda bırakılmaması gerekiyor. Belirli oranlarda gündüz mesaisi yapan, çalışan kişilerin ve mesai saatleri dışında öğrenim görebilecek bir olanakların olması gerekiyor. Bunları toptan kaldırmak, kapatmak söz konusu olan benzer şekilde YÖK`ün aynı kararında ikinci üniversite programlarında bazı bölümlerin sadece 35 yaş üstüne açıldığına, onun altında kapatıldığına ilişkin bir karar da var örneğin. Bu nasıl, neye göre aldılar bu kararı? Birinci üniversite 22 yaşında bitirdiğini varsayarsak bir kişinin 35 yaşa kadar örneğin neden sosyoloji eğitimi alamıyor? Neden 35 yaşının üstündekiler alabilir gibi sorular var. Ama bu sorularımıza muhatap çok da bulamıyoruz maalesef.”

 

 

Paylaş :
Etiketler :  Eğitim-Sen

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA