17 Nisan 2026 Cuma

10:02   AKKUYU NÜKLEER SANTRALI’NDE ELEKTRIK ÜRETIMI İÇIN GERI SAYıM BAŞLADı   09:02   MERSIN’DE İKONIK BULUŞMA! COĞRAFI İŞARETLI KAN PORTAKALı GELENEKSEL TÜRK LOKUMUYLA HARMANLANDı: KADıN ELI DEĞINCE LEZZET İKIYE KATLANDı   22:30   İZMIR’DE ’MESLEK FABRIKASı’ HATTıNDA TANSIYON YÜKSEK: ’BIZI BINALARLA YıLDıRAMAZLAR!’   18:40   ’İSTANBUL DEPREMINDE ORAYA CESET TORBASı YETIŞMEZ!’ İBB DAVASıNDA TÜYLERI ÜRPERTEN SAVUNMA   18:30   OKULLARDA SILAHLı SALDıRı DEPREMI: İSTANBUL’DA ÖĞRENCILER SOKAKLARA DÖKÜLDÜ! "ÖLMEYE DEĞIL OKUMAYA GELDIK"   16:44   GÜLISTAN DOKU’NUN ANNESI BEDRIYE DOKU: KıZıMıN KEMIKLERINI ISTIYORUM   15:54   KESK VE EĞITIM SEN’DEN MEB ÖNÜNDE ÇAĞRı: "OKULLARıN GÜVENLIKLI HALE GETIRILMESINI ISTIYORUZ, ORTAK TALEP BUDUR"   15:52   SıNıR TANıMAYAN GAZETECILER’DEN SOSYAL MEDYA PLATFORMU X HAKKıNDA DEZENFORMASYON GEREKÇESIYLE YENI SUÇ DUYURUSU   15:47   CHP’LI VELI AĞBABA: "BU AKAN KANLARıN DA BU ÖĞRENCILERIMIZIN, BIR ÖĞRETMENIMIZIN DE SORUMLULUĞU MILLI EĞITIM BAKANı’NDADıR"   15:14   ADıYAMAN BALYANLıLAR DERNEĞI’NDEN OKULDA ŞIDDET TEPKISI: "OKULLAR SILAHıN DEĞIL, KALEMIN YUVASıDıR!"   15:07   EMEKLILERDEN EĞITIMDE ŞIDDETE SERT TEPKI: "OKULLARıMıZı ŞIDDET SARMALıNDAN KURTARıN!"   14:50   KAHRAMANMARAŞ’TAKI OKUL SALDıRıSıNDA YAŞAMıNı YITIRENLER SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDı   14:46   OKULLARDAKI SILAHLı SALDıRıLAR... EĞITIM-İŞ VE HÜRRIYETÇI EĞITIM SENDIKASı ÜYELERININ, SALDıRıLARı PROTESTO ETMEK IÇIN GÜVENPARK’A YÜRÜMESINE IZIN VERILMEDI   14:37   CHP’LI KORAL ÖMÜR’DEN ANKARA DÖNÜŞÜ AÇıKLAMA: "HODRI MEYDAN, TESLIM OLMAYACAĞıZ!"   12:29   BAŞKAN YıLDıZ SÖZÜNÜ TUTTU: TOROSLAR’ıN GENÇLERINE EĞITIM CAN SUYU!   11:40   TARSUS’UN 10 BIN YıLLıK SıRLARı BU KITAPTA TOPLANDı! KLEOPATRA’DAN ŞAHMERAN’A DEV ESER   10:50   MERSIN’DE BILIM PATLAMASı! MERCAN 100. YıL BILIM MERKEZI 200 BIN BARAJıNı AŞTı   10:15   AKDENIZ’IN KIMYA GÜCÜ ENGEL TANıMıYOR: İHRACAT %12 ARTıŞLA ŞAHLANDı, BAZı PAZARLARDA %1000’LIK SıÇRAMA YAŞANDı!   09:20   MERSIN’DE EZBER BOZAN PARK: "KEŞKE BURADA YATSAK DA HIÇ GITMESEK!"   09:15   CHP’DE DEV ‘SAHA’ HAREKÂTı BAŞLıYOR! ÖZGÜR ÖZEL TALIMATı VERDI: MAYıS AYıNDA HERKES SOKAKTA!  
 
     
   

Perihan Koca: Tapeten Mensucat işçilerinin canından olması için bilinçli bir şekilde uğraşılıyor


DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Tapeten Mensucat işçilerinin anayasal ve sendikal haklarının tanınmadığını belirterek "Bu fabrika cam, elyaf işlenip ip bükümü yapılan bir fabrika. Kimyasalla karşı karşıya olunan üretim aşamasında kimyasal maddeler kullanılan yani ölümle burun buruna çalışılan bir fabrika ama bu fabrika ülkemizdeki birçok fabrika gibi iş sağlığından ve iş güvenliğinden yoksun koşullarda, kölelik koşullarında, cehennemi koşullarda çalışmaya işçileri mahkum ediyor. İş kazası yaşadıklarında ise tutanaklara iş kazası geçmesin diye işçilere baskı yapılıyor. Yani canından olması için bilinçli bir şekilde uğraşılıyor. İşçiler rapor aldıkları zaman işçilerin ücretleri kesiliyor" diye konuştu.

 

Tarih : 11 Kasım 2025 Salı 13:34   Okunma : 658

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, TBMM'de Tapeten Mensucat işçilerine ilişkin basın açıklaması yaptı. Koca, kürsünün esas sahibinin işçiler olduğunu belirterek "Emekçi arkadaşlarımız konuşacaklar, direnişlerini anlatacaklar, çalışma koşullarını anlatacaklar, talepler anlatacaklar çünkü 69 gündür ne yazık ki yetkililer sessizler ve işçiler bir muhatap bile bulamıyorlar" dedi.

Koca: "Kadın işçileri eşlerine, ailelerine, akrabalarına şikayet ederek mobinge maruz bırakıyorlar" 

Bu fabrikada Teksif Sendikası'nın 16 Ağustos 2023 tarihinde toplu sözleşme yapma yetkisini aldığını ama sendika yetkisini almış olmasına rağmen patronların itirazlarıyla 2025 tarihine kadar uzatıldığına dikkati çeken Koca, şöyle konuştu:

"İşçilerin, emekçilerin anayasal hakları, sendikal hakları tanınmadı. Yani yetkililer, patronlar bir Anayasa suçu işlediler. Bu fabrika cam, elyaf işlenip ip bükümü yapılan bir fabrika. Kimyasalla karşı karşıya olunan üretim aşamasında kimyasal maddeler kullanılan yani ölümle burun buruna çalışılan bir fabrika ama bu fabrika ülkemizdeki birçok fabrika gibi iş sağlığından ve iş güvenliğinden yoksul yoksun koşullarda, kölelik koşullarında, cehennemi koşullarda çalışmaya işçileri mahkum ediyor. İşçiler bu tehlikeli iş kolu içerisinde çalışırken herhangi bir koruyucu ekipman olmadan herhangi bir koruyucu elbise olmadan hatta ve hatta koruyucu bir eldiven bile olmadan çalışmak durumunda bırakılıyorlar.

İş kazası yaşadıklarında ise tutanaklara iş kazası geçmesin diye işçilere baskı yapılıyor. Yani canından olması için bilinçli bir şekilde uğraşılıyor. İşçiler rapor aldıkları zaman işçilerin ücretleri kesiliyor. Yarım gün raporu aldıklarında tam gün ücretleri kesiliyor ve işçiler yaşam hakları için mücadele ettikleri zaman, 'çalışırken ölmek istemiyoruz' dedikleri zaman örgütleniyorlar. Sendikal haklarını, anayasal haklarını kullanıyorlar ama anayasal hakları bile tanınmıyor. Bu fabrikada çalışan işçilerin çoğunluğu kadın işçilerden oluşuyor ve bu fabrikada işçiler yaşam hakları için sendikalı oldukları üzere kadın işçileri eşlerine şikayet edip, kadın işçileri, akrabalarına, ailelerine şikayet edip sendikadan zor yoluyla istifaları sağlanıyor. İki yıllık ayak oyunları sürecinde işçiler aynı zamanda bu baskılara, bu mobbinge, bu şiddete maruz bırakıldılar."

Uykur: "İşçiler gelmek istiyorlar ama maalesef fabrika kapanacak korkusuyla gelmiyorlar"

İşçilerden Nesrin Uykur, çok mağdur olduklarını söyleyerek "İşimiz çok zor, ücretimiz çok yetersiz ve bizim kendi emeklerimizle yani bugünlere getirdiğimiz o fabrikayı bizi bırakıp gelmek zorunda bıraktılar. Çünkü bizim olmayan işleri bize yaptırdılar. Biz yaptığımız işi ustası olmadan yaptık. Bize imzalar attırdılar. Bizi bilmediğimiz işlerin eğitimini aldık gibi gösterdiler. Bizim kullandığımız gereçleri kendimiz almak zorunda kaldık ve bizim arkadaşlarımız şu anda oradalar. Çalışıyorlar ama hepsinin kalbi burada" dedi.

İşçilerin hepsinin sendikanın gelmesini çok istediğini belirten Uykur, "Takdir edersiniz hayat şartları çok zor ve her birinin kendince bir sebebi var, mağdur olmak istemiyorlar ve fabrikanın kapatılacağı tehdidiyle sendikaya gelmiyorlar. Kapının önünde direniyoruz. Her gün bizim yanımızdan geçiyorlar. Gelmek istiyorlar ama maalesef fabrika kapanacak korkusuyla gelmiyorlar" diye konuştu.

Arslan: "Biz kendimizi millet olarak görüyoruz ama egemenlik kısmında hiç olmadığımızı düşünüyoruz"

Teksif Sendikası yetkilisi Veysel Ulaş Arslan, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünü hatırlatarak "Biz kendimizi millet olarak görüyoruz ama egemenlik kısmında hiç olmadığımızı düşünüyoruz. Çünkü 69 gündür fabrikanın önünde bu ülkenin en temel çalışma kanunundan doğan haklarını, anayasal haklarını, uluslararası çalışma ve sözleşmelere imza atmış bir ülkenin kanununu hayata geçiren bir kurum olarak oradayız. Çalışma hayatında yaşanan tüm sorunları, tüm problemleri yasal ve anayasal hakları kullanarak değerlendirmek için buradayız. Şimdi Mevlana'nın bir sözü var. Diyor ki: 'Sözünü kelimelerini yükselt, sözünü değil yağmurlardır yaprakları yaşatan.'" diye konuştu. İşçilerin seçim zamanı hatırlanırken geçim ve yaşam zamanı, grev zamanı hatırlanmadığın belirten Arslan, bu zamanlarda hatırlanmak istediklerini söyledi. 

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA