Ankara Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen Bağımsız Maden İş Sendikası üyeleri, İzmir Kınık’ta faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te yaşanan hak gasplarına karşı kamuoyuna seslendi. Sendika, ücretlerin ödenmemesi, iş güvenliği önlemlerinin zayıflatılması ve tartışmalı hisse devri sürecine ilişkin ciddi iddialar ortaya koydu.
3 Mart Vurgusu: 263 Madencinin Anısı
Açıklamada, 3 Mart 1992’de Zonguldak Kozlu’da 263 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümü hatırlatıldı. Ayrıca İSİG Meclisi verilerine göre son 13 yılda 1267 maden işçisinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi.
Sendika temsilcileri, “Madenciler kader ve fıtrat söylemleriyle düşük ücretlere ve güvencesizliğe mahkûm edilemez” ifadelerini kullandı.
Tartışmalı Devir İddiası
Açıklamaya göre, geçtiğimiz yıl küçülme gerekçesiyle 1700 işçinin işten çıkarıldığı Polyak Madencilik’te Aralık ayında önemli bir hisse devri gerçekleşti.
FİBA Holding’in Polyak’taki hisselerinin, 20 bin TL sermayeli Çin merkezli Hitehi isimli şirkete devredildiği öne sürüldü. Sendika, bu devrin “hukuken ve ticareten geçersiz” olduğunu savundu.
Devir sonrası çalışmaya devam eden 1243 işçinin maaşlarının ödenmediği, banka promosyonlarının yatırılmadığı ve yeni işten çıkarmaların gündemde olduğu ifade edildi.
“Bakanlıklar Sessiz”
Sendika, 20 Şubat’ta başlayan direniş sürecinde şirket yetkililerinin maaşların yatırılacağı yönünde söz verdiğini ancak bu sözün tutulmadığını açıkladı.
Açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın konuya ilişkin herhangi bir işlem yapmadığı ileri sürüldü.
İşçilerin Net Talepleri
Polyak işçilerinin talepleri şöyle sıralandı:
-
Ödenmeyen ücretlerin ve banka promosyonlarının eksiksiz yatırılması
-
Toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük hakların ödenmesi
-
İşten ayrılmak isteyenlere kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere tüm yasal hakların güvence altına alınması
-
Çalışmaya devam etmek isteyenler için iş güvencesi sağlanması
-
İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması
İşçiler, Çinli şirkete pazartesi gününe kadar süre tanıdıklarını belirterek, “Ya taleplerimizi kabul edin ya da Kınık’ı derhal terk edin” mesajı verdi.
“Üreten Biziz, Yöneten de Biz Olacağız”
Basın açıklaması, işçi sınıfı vurgusuyla sona erdi:
“Biz kazanacağız. Türkiye işçi sınıfı kazanacak. Üreten biziz, yöneten de biz olacağız.”
Kınık’ta yaşanan kriz, özelleştirme süreçleri, yabancı sermaye devri ve işçi hakları tartışmasını yeniden ülke gündemine taşıdı.