26 Mart 2026 Perşembe

14:19   ABD BAŞKANı TRUMP: “NATO, İRAN SAVAŞıNDA HIÇBIR ŞEY YAPMADı”   14:18   CHP’LI TAHTASıZ’DAN BAKAN GÜRLEK’E "TAPU" TEPKISI: YAYıMLANAN BELGELERI ÇÜRÜTMESI GEREKIRKEN BAŞKALARıNı SUÇLAMA YOLUNA GITTI   14:17   AYŞEGÜL DOĞAN’DAN BAHÇELI’NIN "ACELEYE GETIRMENIN ALEMI YOK" SÖZLERINE YANıT: "TELAŞA KAPıLARAK BUNU YAPMAYA GEREK YOK AMA HıZA IHTIYACıMıZ VAR"   14:16   ANKARA’DA GAZETECILER, İSMAIL ARı VE ALICAN ULUDAĞ IÇIN BIR ARAYA GELDI: TUTUKLU GAZETECILER SERBEST BıRAKıLSıN   14:08   AK PARTI MEZITLI’DEN BAŞKAN TUNCER’E SESSIZ KALMAYACAĞıZ MESAJı   13:02   AZERBAYCAN, RUSYA’NıN İRAN’A INSANI YARDıM GÖNDERDIĞINI DUYURDU   12:58   “İBB DAVASı”NDA 11. GÜN... İMAMOĞLU’NDAN MURAT ÇALıK’A: “BAŞKANıM, ALLAH SENI KORUSUN”   10:50   MERSIN’IN EVLADı KORAY İÇIN ZAMANLA YARıŞ: BÜYÜKŞEHIR’DEN DMD SEFERBERLIĞI!   10:20   MILYARLARCA LIRALıK VERGI BORCU BIR KALEMDE SILINDI! "VERGIDE ADALET" SÖYLEMI ÇÖKTÜ MÜ?   10:15   AİHM’DE KRITIK KAVALA GÜNÜ! CHP’LI BANKOĞLU STRAZBURG’DAN SESLENDI: "ANAYASAL SUÇ İŞLENIYOR"   09:42   DR. MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN EZBER BOZAN ÇıKıŞ: "EMEKLI VE ÇIFTÇI KADERINE TERK EDILEMEZ!"   09:40   MERSIN’DE SANAT DEVRIMI: 25 YıLLıK ÇıNAR ŞEHIR TIYATROSU REKORA KOŞUYOR!   09:31   ADANA’DA LEYLA ALATON RÜZGARı: "KENDI HIKÂYENIZI YAZMAKTAN KORKMAYıN!"   20:02   TÜRKIYE’NIN KıYı GELECEĞI MERSIN’DE ŞEKILLENIYOR: 196 BELEDIYE İÇIN KRITIK YOL HARITASı!   16:49   İSPANYA BAŞBAKANı: İSRAIL, LÜBNAN’A GAZZE’DEKIYLE AYNı YıKıMı YAŞATMAYı HEDEFLIYOR   16:43   İBB DAVASı’NDA 10. GÜN... TUTUKLU BEYLIKDÜZÜ BELEDIYE BAŞKANı MEHMET MURAT ÇALıK SAVUNMASıNA BAŞLADı: "ALNıMıN AKıYLA BU SÜRECIN IÇINDEN ÇıKACAĞıM"   16:42   MUHSIN YAZıCıOĞLU, MEZARı BAŞıNDA ANıLDı... REMZI ÇAYıR: "ONUN YOLUNU IKTIDAR YAPMAK HEPIMIZIN GÖREVI"   16:42   TBMM’DE SÜREÇLE ILGILI MÜSTAKIL VE GEÇICI YASA HAZıRLıĞı… TBMM BAŞKANı KURTULMUŞ ILE GRUP KOORDINATÖRLERININ TOPLANTıSıNıN GELECEK HAFTA YAPıLMASı PLANLANıYOR   14:06   CHP PM ÜYESI OZAN VARAL: “TARSUS’A ÇIMENTO FABRIKASı DAYATıLıYOR!”   14:05   TOROSLAR BELEDIYESI KıRSALDA ULAŞıM GÜVENLIĞINI ARTıRıYOR  
 
     
   

Ayşegül Doğan’dan Bahçeli’nin "Aceleye getirmenin alemi yok" sözlerine yanıt: "Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok ama hıza ihtiyacımız var"


DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün TBMM Grup Toplantısı’ndaki "Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur" sözlerine ilişkin, "Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok ama hıza ihtiyacımız var. Bölgesel gelişmeler ve riskler neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse, eğer zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir" dedi. Doğan, TBMM Başkanı ve Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenerek "Bayramdan sonra da eğer tevatürlere ve iddialara yer bırakmak istemiyorsak yapılması gereken ilk şey Meclis Başkanı ve Komisyon Başkanı sıfatıyla Sayın Kurtulmuş’un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla, muhataplarıyla paylaşmasıdır" diye konuştu.

 

Tarih : 26 Mart 2026 Perşembe 14:17   Okunma : 418

Doğan, DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) toplantısı ve Türkiye ile dünyadaki güncel gelişmelere ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Doğan, Erbil'deki 6 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı kınadıklarını belirterek, "Hayatını kaybeden peşmergelere Allah'tan rahmet diliyoruz ve Irak Kürdistan bölgesi halklarına, Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne ve ailelerine hem başsağlığı diliyoruz hem de yaralı peşmergelere acil şifalar diliyoruz. Bu saldırı ile birlikte bir kez daha gördük ki özellikle Kürdistan coğrafyası bölgesel bir savaşın içine çekilmeye çalışılıyor. Tam da bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin yer yer sıklıkla şu bağlamından bahsediyoruz; bu sürecin bölgesel etkilerinden ve bölgede yaşanan gelişmelerden nasıl etkilenebileceğinden bahsediyoruz. Burada bir kez daha önemi çıkmış olduğu ortaya. Bu saldırıyı gerçekleştirenlere karşı sesimizi ortak bir şekilde yükseltmeliyiz. Çünkü bu, nereye yapıldığına bakılmaksızın hem siyasi hem de insani bir zorunluluk olarak bugün karşımızda duruyor. Kürtlerin bölgesel bir çatışmanın içine çekilmek istenmesi bizim asla tasvip edebileceğimiz bir şey değil ve bunun karşısında da mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.

"Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne çok güçlü bir sahiplenme olduğunu gördük"

Nevruz'da bundan sonra yapılacaklara dair çok güçlü bir mesaj verildiğini belirten Doğan, "geç kalınmamasına ilişkin mesajı meydanların da verdiğini" ifade etti. Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Öcalan'ın yine Nevroz mesajında dile getirdiği gibi diyalog, müzakere ve demokratik çözüm perspektifi Nevroz alanlarında çok büyük bir karşılık buldu. Yine hatırlayacaksınız geçen yıl Nevroz kutlamaları öncesi 27 Şubat 2025'tee yapılan çağrı gündemdeydi ve aslında Nevroz kutlamaları da bu çağrıya nasıl destek çıkıldığını gösterir bir şekilde geçmişti. Bu defa da Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne çok güçlü bir sahiplenme olduğunu gördük. Geçen yıla oranla alanların daha büyük kalabalıklarla dolduğunu gördük. Daha büyük bir kararlılık gördük. Her şeye rağmen çok umutlu ve coşkulu buluşmalara hep birlikte tanıklık ettik. Yer yer içinde de yer aldık bu olayların, farklı kesimlerin aynı duyguda buluştuğunu gördük. Yıllardır sürdürülen bu savaşın farklı toplumsal kesimleri birbirinden uzaklaştırmaya gücünün yetmediğini gördük. Toplum demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti."

Doğan, halkın kendi iradesini tartışmasız bir biçimde tanınması gerektiğini söylediğine değinerek, şunları kaydetti: "Özgürlüklerin güvence altına alındığı bir Türkiye özleminin ne kadar ortak bir özlem olduğunu, demokratik çözümün somut adımlarla ilerletildiği bir ülke talebinde herkesin birleştiğini gördük. Bu talebin çözümün toplumsallaşması ve barışın kalıcı hale gelmesi yönünde nasıl güçlü bir zemine dönüşebileceğini gördük. Bütün bu kutlamalar her şeye rağmen bir araya gelmenin, yan yana durmanın ve birlikte bir gelecek fikrinde buluşmanın mümkün olduğunu, bu mümküne de hepimizi çağırdığını bir kez daha gösteriyor. Bu nedenle 2026 Nevroz'u yalnızca geride kalan bir an değil, bundan sonra güçlü bir kurucu irade olarak da karşımızda. En çok ortaklaşılan slogan 'Öcalan'a özgürlük' sloganı oldu. Hemen her yerde bunu çok açık bir şekilde ifade etti Nevroz'a katılanlar. Günlerdir süren tartışmalara da böylelikle bir yanıt verdiler. Nevroz'da toplanan o büyük kalabalıklar artık 'Öcalan'a özgürlük' vaktinin geldiğini söyledi. Tüm bunlar, bundan sonrasına dair de yapılması gerekenlere ilişkin çok ciddi ipuçları veriyor." 

"Dün bakanlığın açıkladığına göre en az 209 gözaltı var, en az 28 kişi tutuklandı"

Doğan, geçmişten gelen tutumların devam ettiğini söyleyerek Nevruz sonrasında yapılan gözaltılara değindi. Doğan, "geçmiş refleksin tümden ortadan kalkmadığını" söyleyerek, "Kalksaydı eğer ben şu anda yalnızca bakanlığın verdiği bilgiyle ifade etmem gerekirse sizinle gözaltı ve tutuklama sayısı paylaşmak durumunda kalmazdım. Ama bakınız edinebildiğimiz bilgilere ve dün bakanlığın açıkladığına göre en az 209 gözaltı var, en az 28 kişi tutuklandı. Gerekçeler ne? Mesela Muş'ta özgürlük ve demokrasi yazılı bir pankart, yalnızca özgürlük ve demokrasi yazıyor, çarşı merkezine asılmış, bir köprüye asılmış, kaldırıldı. Kaldırılma gerekçesi sunulmadı ve tertip komitesine soruşturma açıldığı belirtildi. Üstelik her ilde, ilçede düzenlenen bu kutlamalarla ilgili zaten önceden bildirimlerde bulunuluyor. Bu pankartla ilgili de Muş'taki tertip komitesi önceden emniyete zaten mesela bunu bildirmiş. Ama buna rağmen özgürlük ve demokrasi yazılı bir pankart suç unsuruymuş gibi bir köprüden kaldırılabiliyor.

Yine Kocaeli Darıca'da etkinlik alanına girişte bir yurttaş yalnızca sarı, kırmızı, yeşil renkli hırkası nedeniyle engellenmeye çalışıldı. Yine Selahattin Demirtaş atkısı, yani üzerinde Selahattin Demirtaş'ın fotoğrafının olduğu bir atkı nedeniyle alana alınmak istenmedi. Şimdi bu nasıl bir suç teşkil ediyor olabilir? Asıl suç hala Selahattin Demirtaş'ın içeride olması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasıdır. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç. Yine Nevroz alanında afiş taşımada kullanılan plastik sopa gerekçe gösterildi ve çok sayıda kişi darbedilerek gözaltına alındı. Gebze İlçe Eşbaşkanımız Ömer Yıldız ağır şekilde darbedildi. Kafa travması yaşadı hastanede, kolluk acil servise giderek silah çekti ve burada da gözaltı işlemini uyguladı. Birçok yerde yöresel kıyafetler gözaltı, tutuklama, kötü muameleye gerekçe yapılmaya çalışıldı.

"Kolluk gücü, hakim, savcı, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nden haberdar değilse sorun var demektir"

Van Nevroz alanına girmeye çalışırken Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan eşliğindeki heyet engellenmeye çalışıldı, üst araması da yapıldı. Olanları hep birlikte izlediniz. Orada heyetimizin gözleri önünde gençlere işkence yapılmaya çalışıldı. Şimdi bunlar da yaşanan hak ihlalleri. Bunlar Nevroz'un ruhuna da uygun değil, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de uygun değil. Ailesiyle birlikte düğünlerde, etkinliklerde müzisyenlik yaparak geçimini sağlayan 16 yaşındaki bir çocuk Başakşehir'deki Nevroz alanında söylediği Kürtçe şarkılar, gerekçe gösterilerek örgüt propagandası suçlamasıyla tutuklandı. Hangi örgütten bahsediyoruz? PKK kendini feshettiğini dünyaya ilan etti. Ardından temmuz ayında silahlarını yakarak imha etti. Kerelerce açıklamalar yaptı; 'Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar? Hayata nasıl katılacaklar? Demokratik siyasete nasıl katılacaklar' diye sordular. Yetmedi biz sorduk. Münfesih bir örgütten suç yaratmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi acaba kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nden haberdar değilse burada bir sorun var demektir. Haberdar ve ona rağmen böyle uygulamalarda ısrar ediyorsa burada da ciddi bir sorun var demektir. O yüzden buradan tam da böylesi bir dönemde barış ve demokrasi umudunun bu kadar güçlendiği, bayramdan sonra demokratikleşme ile ilgili somut adımlarının atılmasının beklendiği, bayramdan sonrasının işaret edildiği, hayırlı işler olacak denildiği bir zamanda şarkılardan, türkülerden, renklerden, isimlerden, sembollerden korkan, korkmakta ısrar eden bir zihniyetin yaklaşımlarıyla bu tür güvenlikçi reflekslerle hareket etmek nasıl izah edilebilir?"

"Öcalan posteri yasak ve pek çok yerde yasaklanmaya çalışıldı, bu paradokstan Türkiye'nin gerçekten kurtulması gerekiyor"

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın posterinin yasak olmasını sorgulayan Doğan, "Nasıl olabilir böyle bir şey? Sayın Öcalan bu sürecin ana öznesi, temel aktörlerinden biri. İmralı Adası'nda görüşmeler yürütüyor. Bu görüşmelerde devlet yetkilileri de var. Ama alanlarda Abdullah Öcalan posteri yasak ve pek çok yerde yasaklanmaya çalışıldı, yasaklandı. Bu paradokstan Türkiye'nin gerçekten artık kurtulması gerekiyor ve bu konuda da hızla hareket etmek gerekiyor. Nevroz adeta bir referandum gibiydi. Mesajı açık ve netti. Halklar, öncelikle de Kürt halkı sesini de, sözünü de barış, eşitlik ve özgürlükten yana kullandı. Bunun için yükseltti, kararlılığını gösterdi. Ellerini bir kez daha havaya kaldıran bu insanların bir an önce ellerinin tutulması, kalıcı bir barışın sağlanması için de somut adımların atılması gerekiyor" dedi.

Yaşananları provokatif girişimler olarak nitelendirerek, hak ihlallerine ilişkin derhal kapsamlı inceleme başlatılması gerektiğini söyleyen Doğan, "Sorumluluğu bulunan kişiler hakkında hiçbir gecikme yaşanmadan etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmeli" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da geçen sene 21 Mart'ta Nevruz'un resmi tatil ilan edileceğini açıkladığını hatırlatan Doğan, "Ama bunun hala gerçekleşmemiş olmasının da dikkatlerimizden kaçmadığını ifade etmek isteriz ve bu konudaki çağrımızı da yineliyoruz. 21 Mart Nevroz Bayramı resmi tatil olarak, halkların bayramı olarak ilan edilmeli ve Türkiye artık renklerden, türkülerden, şarkılardan, dillerden, kimliklerden, farklılıklardan korkmaktan vazgeçmelidir" ifadelerini kullandı.

"Bölgesel gelişmeler ve riskler neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün TBMM Grup Toplantısı'ndaki "Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur" sözlerine ilişkin Doğan, şöyle değerlendirdi:

"Zaten biz de ilk yaptığımız açıklamada şöyle demiştik, sürecin ta başlarında telaş yapmayalım. Evet ama bir yandan da hıza ihtiyaç var. Telaşa değil. Telaşa kapılarak bunu yapmaya gerek yok ama hıza ihtiyacımız var. Basın toplantısını açarken sözünü ettiğim bölgesel gelişmeler ve riskler neden hıza ihtiyacımız olduğunu geçen süre zarfında ortaya koydu. Eğer zaman iyi değerlendirilmezse, eğer zaman iyi kullanılmazsa riskler açığa çıkabilir ve bunları bertaraf etmek her zaman kolay olmayabilir. Provokasyonlar olabilir. Sabote etmek isteyenler olabilir, ki var, biliyoruz, o halde yapılması gereken zamana yaymak ya da zamanı kötü kullanmak değil. Zamanı ve zamanın değerini bilerek, kavrayarak ona göre adımlar atmak, ona göre planlamalar yapmaktır. Bu nedenle hıza ihtiyaç var."

"Sayın Kurtulmuş'un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla, muhataplarıyla paylaşmalıdır"

Yasal düzenlemenin takvimlendirmesinin yapılması gerektiğini söyleyen Doğan, şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyuna yansıyan bir haberden söz etmek istiyorum. Koordinatör Grup Başkanvekilleri ile Meclis Başkanı'nın yasal çerçeveye ilişkin önümüzdeki hafta toplanacağına dair bir haber çıktı, biliyorsunuz. Oysa henüz grubumuza bildirilen, Grup Başkanvekilimize, koordinatör grup başkanvekilimize ve Meclis Komisyonu üyemize aynı zamanda bildirilen böyle bir toplantı yok. Bu haberle birlikte ne çıktı? Bu yasal düzenlemeler için haziran, temmuz ayı işaret edildi. Buna dönük iddialar var. Şimdi eğer bir takvimlendirme yapılmazsa ve bu takvim kamuoyuyla paylaşılmazsa, ilgililerle, yetkililerle, ana muhataplarla paylaşılmazsa işte bu tür iddiaların gölgesinde kimi tartışmalar yürür ve bunlar faydalı tartışmalar olmaz. Çünkü niye? Haziran, temmuz ayı çok geç. Açıkça söylemek gerekir. Bir yıl olacak eğer temmuz ayı beklenirse, silah yakmayı esas alırsak 11 Temmuz'dan bu yana. Peki, fesih kongresini esas alırsak ne olacak? Yakında bir yıl olacak. Mayıs ayından bu yana. Mayıs başında PKK kongreyi topladı ve fesih kararını paylaştı. Silah bırakanlar, dönmek isteyenler bir yasal çerçeve olmadan nasıl dönecekler? Nitekim bu 27 Şubat 2025'te Sayın Öcalan'ın çağrısında da özellikle yer alan bir bölümdü. Şüpheli bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeve. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturuldu? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor ve bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.

Şimdi bakınız ortak rapor denildi, bitti ve yazıldı. Ortak rapordan sonra çeşitli açıklamalar yapıldı. Ramazan ayı gerekçesiyle ki biz ne dedik? Ramazan ayı hayırlı bir ay. O halde hayırlı işlere imza atalım. Meclis mesai yapıyor. Tek mesaisi özgürlük, barış ve demokrasi için yasalar yapmak olmalı. Bundan daha acil bir gündem yok Türkiye'de. Bayramdan sonra da eğer tevatürlere ve iddialara yer bırakmak istemiyorsak yapılması gereken ilk şey Meclis Başkanı ve Komisyon Başkanı sıfatıyla Sayın Kurtulmuş'un bir an önce bu yasal düzenlemelere ilişkin takvimi kamuoyuyla, muhataplarıyla paylaşmasıdır. Bunu bir an önce yapmak gerekiyor."

"DEM Parti İmralı Heyeti yarın İmralı Adası'na giderek Öcalan ile görüşecek" 

Doğan, artık Öcalan'la kurulan hukukun da adının konulması gerektiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

"O yüzden koşulları değiştirilmeli diyoruz. O yüzden doğrudan iletişim kurabileceği olan haklar yaratılmalı diyoruz. Bir sürecin ana aktörü, baş muhatabı, baş müzakerecisi eşit koşullara erişebilmeli. Üstelik 'Nevroz referandum gibiydi' derken halkın talebini de, halkın sesini de özellikle ifade etmek istiyoruz. Bunu gördük. O anlarda gördük. Geçen yıl da görmüştük. Ondan önceki yıllarda da gördük. Sayın Öcalan sadece PKK'nin lideri değil. Yüz binlerce insanın geniş bir coğrafyada liderin önderi olarak gördüğü bir isimden bahsediyoruz. Üstelik ateş çemberinden geçerken bölgenin tamamı bir arada yaşam projesi, çok renkli, çok sesli, çok dilli, çok kimlikli bir yeni hayat teklif eden bir isimden bahsediyoruz. Böyle bir liderlik gücünün artık aynı koşullarda tutulmaması gerekiyor."

Doğan, yarın DEM Parti İmralı Heyeti'nin İmralı Adası'na giderek Öcalan ile görüşeceğini açıklayarak, şunları söyledi:

"Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Sayın Öcalan'la istişarede bulunacaklar, gündemlerinde böyle bir başlık var; öte yandan kamuoyunda konut, ev tartışmaları sürerken şunu söylemiştik, heyetimizin bize böyle bir bilgilendirme yapmadığını ama bayramdan sonra kuvvetle muhtemel bir görüşme yapacaklarını ve bu görüşmede bu konunun belki gündeme gelebileceğini ve varsa bu konuya ilişkin de bir yeni durum bunun da kamuoyuyla paylaşılacağını söylemiştik. Dolayısıyla bu başlıkları da gözettiğimiz zaman yarın yapılacak görüşmenin içeriğinin önemli olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Kritik bir önem taşıyor. Hem Öcalan'ın koşullarına, statü tartışmalarına ilişkin önemli bir görüşme olacak hem de yasal zemine ve silahsızlandırmaya ilişkin hazırlanan ya da hazırlanması planlanan kanuni çerçeveye dair de kendisinin önerileri alınacak. Biliyorsunuz her zamanki gibi büyük bir titizlikle kendisi yasal düzenlemelerden sürecin gelecek planlamasına dair tüm başlıklara ilişkin yetkililerle, ilgililerle de görüşmeye, müzakere etmeye devam ediyor."

Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA