12 Nisan 2026 Pazar

09:30   ÖZEL DERSHANELERIN KAPıSıNı KAPATTıĞı ADILE NISA’YA VAHAP SEÇER SAHIP ÇıKTı!   02:02   İMAMOĞLU’NDAN İSRAIL’E SERT YANıT: ’HADI BAŞKA KAPıYA!’   01:40   TTB, SES, TİHV, ÇHD, İHD VE ÖHD’DEN ORTAK AÇıKLAMA: HAPISHANELERDE TECRIT UYGULAMALARıNDAN DERHAL VAZGEÇILMELI   01:02   TOROSLAR’DA NEFES KESEN MÜCADELE: 8. TOUR OF MERSIN’DE DEV ZIRVE YARıŞı!   01:01   BARO BAŞKANı GAZI ÖZDEMIR’DEN SERT VE NET MESAJ: "GÖRMEZDEN GELEMEYIZ"   12:05   AKDENIZ’DE CAN GÜVENLIĞI İÇIN RISK OLUŞTURAN ESKI YAPıLAR YıKıLıYOR   11:42   MERSIN’DE ‘UZUN İNCE BIR YOL’ RÜZGARı: ÂŞıK VEYSEL’IN TORUNU SAHNEYE ÇıKıNCA GÖZYAŞLARı SEL OLDU!   11:30   ARAÇ SAHIPLERI DIKKAT ! TÜVTÜRK İÇIN MILYARLıK SORU: ’767 MILYON TL NEREDE ?’   11:08   ÇIFTÇI TARLADA İMDAT DEDI! ’SADECE MAZOTUM KADAR EKEBILIYORUM’   16:48   ABD BAŞKAN YARDıMCıSı JD VANCE, ABD-İRAN GÖRÜŞMELERI IÇIN İSLAMABAD’A GIDIYOR: "OLUMLU BIR SONUÇ BEKLIYORUZ"   16:47   UKRAYNA DEVLET BAŞKANı ZELENSKI: AB’NIN AVRUPA’NıN GÜVENLIĞI IÇIN BIRLEŞIK KRALLıK, UKRAYNA, TÜRKIYE VE NORVEÇ’E IHTIYACı VAR   14:37   İSPANYA’DAN NATO’NUN HÜRMÜZ BOĞAZı’NA MÜDAHALE IHTIMALINE ITIRAZ   14:34   CHP-DP GÖRÜŞMESI… ÖZGÜR ÖZEL: “ARA SEÇIMDEN KAÇMAK, ANAYASA’Yı IHLAL SUÇUYLA BIRLIKTE SIYASI BIR TÜKENMIŞLIĞIN DE ITIRAFıDıR”   14:33   AYHAN BORA KAPLAN SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASı… KEREM GÖKAY ÖNER: "MURAT ÇELIK’LE ARAMDA UYUŞMAZLıK ÇıKTı. AMIRIM KANUNSUZ EMIRLER VERIYORDU”   14:32   İNGILTERE BAŞBAKANı STARMER: ENERJI FATURALARıNDAKI DALGALANMANıN SORUMLUSU TRUMP VE PUTIN   13:48   SEMIH PALAMUT: MERSIN LOJISTIK MERKEZI AÇıLıŞıYLA ŞEHRIMIZE ÖNEMLI BIR DEĞER KAZANDıRıLDı   13:03   CHP’LI MERSIN YENIŞEHIR BELEDIYESI’NE YAPıLAN OPERASYON SONRASı BAŞKAN ÖZYIĞIT’DEN ILK AÇıKLAMA!   10:07   MERSIN’DE DEV YATıRıM: TÜRKIYE’NIN LOJISTIK ÜSSÜ AÇıLDı! BAŞKAN SEÇER’DEN 1.5 MILYAR TL’LIK VIZYON HAMLESI   09:50   TOROSLAR’DA ÇOCUKLARı EKRAN BAĞıMLıLıĞıNDAN KURTARAN HAMLE: BAY TABLET SAHNE ALDı!   20:50   TBMM GENEL KURULU YETERLI SAYı OLMADıĞı IÇIN KAPANDı.... DOĞUM IZNINDEKI KADıNLARıN DA YARARLANMASı IÇIN BU HAFTA ÇıKARıLMASı PLANLANAN KANUN TEKLIFI HAFTAYA KALDı  
 
     
   

TTB, SES, TİHV, ÇHD, İHD ve ÖHD’den ortak açıklama: Hapishanelerde tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmeli


Türkiye’nin önde gelen sağlık ve hukuk örgütleri, cezaevlerinde artan şüpheli ölümler ve kritik aşamaya gelen açlık grevlerine karşı ortak bir deklarasyon yayınladı. "Yaşam hakkı korunmalı" diyen örgütler, tecrit politikalarına son verilmesini istiyor.

 

Tarih : 12 Nisan 2026 Pazar 01:40   Okunma : 515

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği'den (ÖHD) yapılan ortak açıklamada, "Yaşam ve sağlık hakkı ihlallerine yol açan ceza infaz sistemi uygulamalarından vazgeçilmelidir" denildi. 

Sağlık meslek örgütleri, insan yaşam hakları dernekleri ve hukuk örgütlerinden hapishanelerde yaşanan "hak ihlallerine" ilişkin ortak açıklama yapıldı. TTB Merkez Konseyi, SES; TİHV, ÇHD, İHD ve ÖHD'nin açıklamada, şu ifadeler yer aldı: 

"Türkiye’de hapishaneler insanların özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı yerler olmanın yanı sıra birçok insan hakları ihlalinin yaşandığı mekânlara dönüşmüştür. Şüpheli ölüm vakaları, kamuoyunda 'Kuyu Tipi' hapishanesi olarak bilinen Yeni Tip Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda devam ettirilen tecrit politikaları, hasta mahpusların tedavilerinin ve tahliyelerinin engellenmesi, idare ve gözlem kurulları tarafından verilen infaz uzatma kararları, hapishanedeki ihlallere karşı gerçekleştirilen açlık grevi eylemlerinin kritik bir aşamaya gelmiş olması; hapishanelerde kronik hale gelmiş sorunların bir devlet politikası olarak sürdürüldüğüne işaret etmektedir.

"Ağır tecrit koşullarının sistematik bir uygulama haline geldiği görülmekte"

Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi; taraf devletlere öldürmeme, yaşamı koruma ve ölümü soruşturma yönünde üç tür yükümlülük getirmektedir. Yine Sözleşme’nin 3. maddesinden kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, taraflar kendi gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin insan onuruna yaraşır koşullarda tutulmalarını sağlamakla yükümlüdür. Tutuklu ve hükümlüler hakkında verilen kararın yerine getirilmesinin usul ve esaslarının, onların özgürlüğünden yoksun bırakılmasından kaynaklanan kaçınılmaz ızdırap düzeyini aşan yoğunlukta acı ve zorluğa yol açmaması gerekmektedir. Ancak bugün gelinen noktada, birçok hapishanede mahpusların en temel haklarına erişimin engellendiği, ağır tecrit koşullarının sistematik bir uygulama haline geldiği görülmektedir.

Türkiye’de son yıllarda kullanıma açılan hapishane modellerinden biri model olan Kırşehir S tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulan mahpus Rojhat Babat’ın hapishanede farklı tarihlerde iki kez intihar girişiminde bulunduğu; 1 Nisan 2026 tarihinde ise Kayseri’deki Şehir Hastanesi’nde intihar ederek yaşamına son verdiği bilgisi ailesine verilmiştir. Yine kamuoyuna yansıyan bilgilerde; intihar girişimi ve akabinde hastaneye sevk sırasında mahpusun ailesine herhangi bir bilgi verilmediği, cenazenin ailenin ikamet ettiği Van iline gönderilerek ikinci otopsi taleplerinin de yerine getirilmediği iddia edilmiştir.

"Tek kişilik hücrelerde tutma ağır bir tecrit rejimi yaratmakta"

Özellikle tek kişilik hücrelerde tutma, sosyal izolasyon ve aileden uzak hapishanelere sevk uygulamaları, ruhsal sorunları derinleştiren ve mahpusların yaşamla bağını zayıflatan ağır bir tecrit rejimi yaratmaktadır. Nitekim kamuoyunda Kuyu Tipi Hapishaneler olarak duyulan ve bilinen Yeni Tip Yüksek Güvenlikli Cezaevleri; tek kişilik tecrit modeline dayanmaktadır. Bu tek kişilik hücrelerin havalandırması bulunmamakta, camlarda ise çok sıkı teller bulunmaktadır. Buralarda tutulanlar günde bir ila iki saat arasında değişen şekilde olmak üzere başkaca bir yerde bulunan havalandırmaya götürülmektedir. Gelişmiş teknoloji ise bu tip hapishanelerde, insan izolasyonunu artırmak amacıyla kullanılmaktadır.

"Açlık grevleri, mahpusların seslerini duyurmak için başvurdukları en son ve en ağır protesto biçimi"

Hapishanelerde mahpusların maruz bırakıldığı hak ihlallerinin ortadan kaldırılması amacıyla gerekli tedbirlerin alınmaması çoğu kez mahpusların açlık grevi eylemi gerçekleştirmesi sonucunu doğurmaktadır. Nitekim Antalya Döşemealtı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in; Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumlarının kapatılması ve bu hapishanelerde tutulan mahpusların farklı hapishanelere sevk edilmeleri talebiyle süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlattıkları öğrenilmiştir. 11.04.2026 tarihi itibarıyla mahpuslardan Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu açlık grevinin 256. gününe, Hüseyin Özen ise 236. güne girmiş bulunmaktadır. Uzun süreli açlık grevinin bir sonucu olarak mahpuslarda ağır kilo kaybı, duyu ve denge kaybı artmış enfeksiyon riski gibi yaşamı tehdit eden durumlar ortaya çıkmış ve sağlık durumları yaşamsal açıdan kritik bir noktaya varmıştır. Açlık grevleri, mahpusların seslerini duyurmak için başvurdukları en son ve en ağır protesto biçimidir. Bu eylemler, hapishanelerdeki sorunların ne denli derinleştiğinin açık bir göstergesidir. Yetkililerin bu durumu görmezden gelmesi; geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına ve yaşam kayıplarına zemin hazırlamaktadır.

Öte yandan aynı şekilde en hassas gruplardan biri olan hasta mahpusların sağlık haklarına ilişkin ihlaller her geçen gün artmaktadır. Oysa Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler açık şekilde mahpuslara gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunduğunu belirtmektedir. Tedaviye erişimde yaşanan gecikmeler, hastanelere sevklerin keyfi biçimde engellenmesi ve hapishane koşullarının sağlık sorunlarını ağırlaştırması telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açmaktadır. Ağır hastalıkların varlığına rağmen ATK’nin bilimsellikten uzak raporları nedeniyle tahliyelerin gerçekleşmemesi, yaşam hakkının açık ihlalidir. Bunun en son örneği Marmara (Silivri) 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve kalp yetmezliği, prostat kanseri, diyabet, KOAH ve böbrek yetmezliği gibi çoklu kronik hastalıkları bulunan 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar’ın 40 kilonun altına düşmesine ve yatalak duruma gelmesine rağmen tahliye edilmemesi sonucu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmesi olmuştur.

"Hapishanelerde yaşanan şüpheli ölüm vakaları ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmeli"

Bizler aşağıda imzası bulunan ve insan hakları politikalarının esas alınması gerektiğini savunan sağlık, hukuk ve hak örgütleri olarak devlet yetkililerine çağrıda bulunuyoruz; Hapishanelerde devam ettirilen tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmeli; hapishanelerde tecrit koşullarını protesto etmek amacıyla açlık grevi eylemini sürdüren mahpusların talepleri dikkate alınmalıdır. Hapishanelerde yaşanan şüpheli ölüm vakaları ile ilgili etkin bir soruşturma yürütülmeli ve kamuoyu bu konuda bilgilendirilmelidir. Hasta mahpusların tedaviye erişim haklarının güvence altına alınması ile bağımsız sağlık kurulu raporlarının esas alınarak tahliyeleri önündeki yasal ve idari engeller kaldırılmalıdır. Hapishanelerde birçok mahpus hakkında 'iyi halli' değil değerlendirmesi yapan ve koşullu salıverme haklarını engelleyen İdare ve Gözlem Kurulları lağvedilmelidir. Hapishanelerdeki ihlallerin izlenmesi amacıyla sivil toplum örgütlerinin içerisinde bulunduğu bir denetim mekanizması oluşturulmalıdır."

Paylaş :
Etiketler :  #Hapishane #Hakİhlalleri #TTB #İnsanHakları #Haber #SonDakika #Cezaevi #Tecrit #AçlıkGrevi #SağlıkHakkı

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!


 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA