ADANA – Türkiye’de tarım sektörü, geleneksel üretim gücünü dijital pazarın imkânlarıyla birleştirerek yeni bir dönüşüm çağını başlatıyor. Adana’nın yüksek rakımlı Tufanbeyli ilçesine bağlı Pınarlar Mahallesi’nde, bölgenin “beyaz altını” olarak adlandırılan yüksek kaliteli beyaz kuru fasulyede sezonun en heyecanlı dönemi başladı. Mayıs ayında toprakla buluşan tohumlar, aylar süren titiz bakım ve sulama maratonunun ardından bereketli bir hasatla taçlandı.
Geleneksel Emek, Dijital Vizyonla Birleşti
Tufanbeyli’nin mikroklima özelliğe sahip serin ve rüzgârlı havasında yetişen fasulyeler, lezzetini doğrudan bölgenin doğal koşullarından alıyor. Bölgedeki üretimin öncülerinden Mehmet Tokdemir, bu yılki rekolte ve pazarlama stratejilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, tarımda yenilikçi yaklaşımlara dikkat çekti.
Üretim süreçlerinde sadece toprağı işlemeyi değil, ürünü doğru pazara sunmayı da hedeflediklerini belirten Tokdemir:
"Hava şartlarının ve planlı bakımın belirleyici olduğu zorlu bir sezonu geride bıraktık. Ancak bugün tarımda sadece üretmek yetmiyor; ürünü katma değerli kılmak şart. Bizler ürettiğimiz kaliteli fasulye ve nohutları geleneksel aracı zincirine bağımlı kalmadan, sosyal medya ve internet kanallarını kullanarak doğrudan Türkiye’nin dört bir yanındaki tüketiciye kargo ile ulaştırıyoruz. Amacımız, tarladaki emeğimizin karşılığını alırken, tüketicinin de en doğal ürüne en makul fiyatla erişmesini sağlamak." ifadelerini kullandı.
Sıfır Kimyasal, Yüzde Yüz Doğal Üretim Modeli
Tufanbeyli fasulyesinin lezzet sırrını ve tarladaki titiz çalışma prensiplerini aktaran üretici Dudu Tokdemir ise üretimin her aşamasında doğallıktan taviz vermediklerini vurguladı. Kimyasal gübre ve ilaç kullanmadan tamamen doğal yöntemlerle üretim yaptıklarını belirten Tokdemir, sürecin tarladan sofraya uzanan emek boyutunu şu sözlerle özetledi:
"Fasulye serin ve rüzgârlı iklimi sever. Tufanbeyli’nin havası bu ürüne eşsiz bir aromatik lezzet katıyor. Hasat etmekle işimiz bitmiyor; sökümün ardından kurutuyor, patozdan geçiriyor ve ardından her bir taneyi el emeğiyle tek tek ayıklıyoruz. Kusursuz olanı seçip müşterilerimize ulaştırıyoruz."
Üretimin Kalbinde Kadın Gücü ve Şeffaf Tarım
Pınarlar Mahallesi’ndeki hasat maratonunun gizli kahramanları ise yine kadınlar oldu. Tarladaki sökümden ürünlerin sınıflandırılmasına kadar her aşamada kadın emeğinin hakim olduğu üretim modeli, şeffaflığıyla da tüketicinin güvenini kazanıyor.
Nitekim dijital mecralarda tarladaki üretim sürecini görerek bölgeyi bizzat ziyarete gelen Serna Göle isimli tüketici, şeffaf üretimin önemine dikkat çekti. Tarladaki doğal süreçleri yerinde inceleyen Göle, "Geldim, gördüm, gözlerimle şahit oldum. Ne yediğini bilmek isteyen herkese Tufanbeyli’nin bu doğal ürününü gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum" diyerek tarladan sofraya uzanan güven zincirini teyit etti.
Geniş tarım arazilerindeki yoğun mesai havadan görüntülerle belgelenirken, Adana’dan yükselen bu yerel üretim ve doğrudan satış modeli, Türkiye’de sürdürülebilir tarım ve dijital pazarlama entegrasyonu açısından örnek bir başarı hikayesi sunuyor.