15 Temmuz 2026 Çarşamba

10:38   ’GıDA GÜVENLIĞI TEHLIKEDE!’ CHP’LI DR. ŞEVKIN’DEN TBMM’DE GıDA MÜHENDISLERI İÇIN KRITIK ÇAĞRı   10:23   METEOROLOJI’DEN SON DAKIKA UYARıSı: O BÖLGELERDE YAŞAYANLAR DIKKAT, BUGÜN HAVA TAMAMEN DEĞIŞIYOR!   08:01   2026 DÜNYA KUPASı’NDA İLK FINALIST BELLI OLDU! DEV MAÇTA FRANSA’Yı YıKAN İSPANYA FINALE UÇTU   06:51   ANKARA’DA SıCAK GECE! DEV OPERASYONDA ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı HÜSEYIN CAN GÜNER DAHIL 24 TUTUKLAMA   16:23   ÖZGÜR ÖZEL’DEN KEMAL KıLıÇDAROĞU’NA GENEL BAŞKANLıK YARıŞı TEKLIFI: "YÜZDE 90’ıN ALTıNDA OY ALıRSAM SIYASETI BıRAKıYORUM"   15:57   LINDSEY GRAHAM’ıN KıZ KARDEŞI, SENATO’DAKI KOLTUĞUNU GEÇICI OLARAK DEVRALACAK   15:49   GAZIOSMANPAŞA BELEDIYESI DAVASı… TUTUKSUZ SANıK ÖZER AYıK: “BıRAKıN 300 BIN DOLARı, HAKAN BAHÇETEPE’YE BIR SU BILE IÇIRMEDIM”   15:47   SOSYAL DEMOKRASI DERNEĞI’DEN, ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı GÜNER’E DESTEK   15:44   ÖZGÜR ÖZEL’DEN IKTIDARA: "MILLET KURTULUŞU SIZDE GÖRMÜYOR"   15:40   DEM PARTI GRUP TOPLANTıSı... HATIMOĞULLARı: "1 EKIM’DE MECLIS AÇıLDıĞıNDA KÖK YASAYı GÜÇLENDIRECEK DÜZENLEMELERI HAYATA GEÇIRELIM"   14:01   TOROSLAR BELEDIYESI ZABıTA EKIPLERINDEN KAPSAMLı DENETIM   13:58   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI VE MESKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ARAÇ FILOSUNA YATıRıM   10:57   VAHAP SEÇER: “BIR KIMSE SUÇLULUĞU ISPAT EDILENE KADAR MASUMDUR”   10:50   MERSIN BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI MERCEK KURSIYERLERININ EL EMEĞI ÜRÜNLERI GÖRÜCÜYE ÇıKTı   23:29   ’MUSTAFA TURGUT’TAN EMINIZ: DÜRÜSTLÜĞÜNE GÜVENIMIZ TAM’   18:44   CHP’DE MAHKEME SÜRECI BAŞLıYOR! OLAĞANÜSTÜ KURULTAY İÇIN YARıN BAŞVURU YAPıLACAK   16:52   ÇANKAYA BELEDIYE BAŞKANı GÜNER’IN EMNIYET SORGUSU TAMAMLANDı: “İHALELERIN IPTALIYLE KAMU YARARı SAĞLANDı"   16:50   AĞBABA: EMEKLIYE VERILEN ZAM DEĞIL, YOKSULLUĞUN KALıCı HALE GETIRILMESIDIR   16:46   HALUK LEVENT’TEN GÖZALTı SONRASı ILK AÇıKLAMA: "ASıL BOMBAYı BEKLEYIN"   15:05   DILOVASı IÇIN ADALET NÖBETI 5. HAFTASıNDA... KARTALKAYA’DA EŞI VE KıZıNı KAYBEDEN ALTıN: "BIZE EKMEK, SU DEĞIL, ADALET LAZıM"  
 
     
 
 
image

Okunma : 109  Tarih : 15.07.2026  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

15 Temmuz ve Düşündürdükleri

  15 TEMMUZ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
  Aşağıdaki yazıyı, dokuz yıl önce yazmıştım. O günden bu yana değişen fazla bir şey olmayınca ve o gün yazdıklarım hala geçerli olunca, bir kez daha yayınlama gereği duydum.
  15 Temmuz darbe kalkışmasının üzerinden bir yıl geçti. Buna karşın biz, hala darbe tartışmaları yapıyoruz. Oysa bu tartışmalar yerine; şu beş konuyu anlamaya çalışmamız gerekirdi.
  Bir; bu toplum, artık darbe istemiyor. Bu nedenle, darbe yapmaya kalkışanlara gerekli dersi -fazlasıyla- verdi.
  İki; Türk Silahlı Kuvvetleri darbe istemiyor. Ordunun ezici bir çoğunluğu, darbe yapmaya kalkanların, etkisiz hale getirilmesi ve yakalanıp mahkemelerde hesap vermesi için her şeyi yaptı çünkü.
  Üç; yıllarca “İçerisinde Fetullahçı yapılanma olduğu” iddia edilen, polis teşkilatı, darbecilere karşı dik durarak, FETÖ sempatizanı değil ülkesine ve demokrasiye bağlı olduğunu gösterdi.
  Dört; halka, askere ve polise karşın siyasetçilerimiz -darbeye karşı olmakla birlikte- bu konuda beklenen birlikteliği gösterip tek vücut olamadı.
  Beş: Fetullahçı yapılanmanın; birçok insanı, haksız yere hapse attığı günlerde "TSK ve TSK personeline yapılan haksızlıkları engelleyemiyoruz. O nedenle, görevde kalmamıza gerek yok" diye özetleyebileceğim şeyler söyleyerek istifa eden -genelkurmay başkanı- Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarını takdir etmeden "15 Temmuz Kutlamaları" yapmak ayıp oluyor.
  Demokratik bir ülkede, milletvekilleri; demokrasinin her yönüyle oluşması için ne gerekiyorsa yapar.
  Buna karşın; bizim milletvekillerimizin bir kısmı, darbe konusunda “havanda su dövmek” dışında fazla bir şey yapmadı. Hatta kimi söylem ve eylemleriyle, bu konunun; -neredeyse- gündemde fazla tutulmamasını ister gibi tavırları olanlar bile oldu.
  Oysa milletvekillerimiz; darbeye kalkışanların, her yönüyle deşifre edilip yargılanarak hak ettikleri cezayı çekmeleri için -gerekiyorsa, yeni yasal düzenlemeler dahil- her şeyi yapmalıydı.
  Karşımızda, yıllar önce “Sızıntı” adlı bir dergiyle yola çıkarak, devlerin kilit noktalarına sızacağını gizleme gereği duymayan bir örgüt var.
  Bu örgüt, aynı zamanda; yıllarca Atatürk düşmanlığı yaptığı halde, darbe girişiminde bulunurken Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihandan Sulh” sözünü kullanacak kadar takiyyeci bir yapıya sahip.
  Çeşitli ifadelerden ve iddianamelerden öğrendiğimize göre; “İçki haram” dedikleri halde, kendilerini ele vermemek için içki içebilen, oruçluyken, örgüt üyesi olduğunu belli etmemek amacıyla orucunu bozabilecek kadar da takiyyeciler.
  Birçok hükumetle, içli dışlı olabilmelerinin nedeni de, bu takiyye sistemi olsa gerek.
  Öyle olmasaydı; cumhurbaşkanları ve başbakanlar çıkıp ”Kandırıldık” demezdi.
  Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, vali, kaymakam ve muhtar gibi devleti yönetenlerin yanında bürokratları ve sivil toplum kuruluşlarını da etkisi altına alan bir örgüt yapılanmasından söz ediyoruz.
  Profesörü etkileyen bir yapının öğrenciyi etkilemesi, bürokratı etkileyen bir yapının memuru etkilemesi, patronu etkileyen bir yapının işçiyi etkilemesi çok kolay olmuştur bence.
  17-25 Aralık sürecinden sonra, bu örgüte en çok karşı çıkan ve örgütü bitirmek için çalışanlardan biri o zaman başbakan, şu anda cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmuştur.
  Keşke sayın cumhurbaşkanı, bu karşı çıkma olayında; muhalefeti suçlayıcı bir dil kullanmak yerine, yanına almaya çalışsaydı.
  Böyle bir örgütle mücadele; yalnızca cumhurbaşkanı veya hükumetle değil Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin tamamı başta olmak üzere hepimiz, yekvücut olursak yapılabilir çünkü.
  Bu yekvücut olma durumu, her terör örgütüne ve her çeşit terörist olaya karşı sağlanmalı ve kesin sonuç alınıncaya kadar da sürmeli.
  Terör, dünyanın en eski suçlarından biridir.
  Terör, insan olan herkesin yüreğini yakar, içini acıtır.
  Terör olaylarından sonra acı duymayanlar, terörü destekleyenler veya terörden beslenenlerdir.
  Terörün; ırkı, mezhebi, dini, imanı olmaz. Terörün, ancak ve yalnız yıkımı ve acısı olur.
  Terörü; ancak ve yalnız, toplumsal iş birliği ve akılcı çözüm yollarıyla yok edebiliriz.
  Terörü önlemede, en etkili yollardan biri de, istihbarat örgütlerinin; yeterli ve sistemli bilgi akışını sağlamalarıdır.
  15 Temmuz darbe kalkışmasında, istihbarat örgütlerimiz, -maalesef- yeterli bilgi toplayamamıştır.
   Darbe yapmaya kalkışanların, deşifre oldukları için; eylemlerini, gece yerine akşam saatlerinde gerçekleştirmeye çalışmaları, istihbarat örgütleri adına -bir bakıma- başarı sayılsa da, yetersizdir.
  Doğrusu; darbe kalkışmasına başlanmadan, eylemi yapacak olanların yakalanmasını ve yargılanmasını sağlayacak kadar sağlam bilgi ve delil toplamak olmalıydı.
  Bu açıdan bakınca ben, o günden sonra; MİT müsteşarı ve Genelkurmay Başkanının istifa etmesini beklerdim.
  Devleti yönetenler, istifaları reddedip aynı isimlerle çalışmayı sürdürme kararı alsalar bile -en azından- bir istifa dilekçesi verilmeliydi bence.
  Verilecek bir istifa dilekçesi bile, o makamlarda bulunanları rahatlatırdı çünkü.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA