21 Mayıs 2026 Perşembe

17:23   TBMM GENEL KURULU... AK PARTI ILE CHP ARASıNDA "GENÇLIK" TARTıŞMASı   16:22   CHP’LI BAŞARıR’DAN KıLıÇDAROĞLU YORUMU: "BUTLAN KARARıYLA, AK PARTI’NIN SIPARIŞIYLE CHP’NIN KOLTUĞUNA OTURMAYACAĞıNı GÖRÜYORUM"   15:21   İBB DAVASı’NDA 40. GÜN... EKREM İMAMOĞLU: "UMUYORUM KI BIR GÜN HERKES SAHIP OLDUĞU TAPULARıN, SERVETIN VE ILIŞKILERIN HESABıNı VERIR, VERECEKTIR"   15:19   ÖZGÜR ÖZEL, GENÇLERLE BIR ARAYA GELDI... “GENÇLERI SIYASETE DAVET EDIYORUZ”   14:18   AK PARTI GRUP TOPLANTı SALONUNDA YENI DÜZENLEME... BAKANLAR SORULARı YANıTLAMADı   13:15   İBB DAVASı’NDA 40. GÜN... TUTUKLU ESKI KÜLTÜR A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ SERDAL TAŞKıN SAVUNMA YAPTı   13:14   MALATYA’DA DEPREM...VALI YAVUZ: “DEVLETIMIZ TÜM KURUMLARıYLA GÖREV BAŞıNDA”   13:12   CHP’LI KARASU, TUTUKLU BURSA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı BOZBEY’I ZIYARET ETTI: "BAŞKANLARıMıZı CEZAEVINE GÖNDERENLER TOPLUMA HESAP VERECEKLER"   19:41   CHP MERSIN’DEN 19 MAYıS’TA GÖVDE GÖSTERISI! KORAL ÖMÜR’DEN SERT ’MIRAS’ MESAJı: ’ASLA TESLIM ETMEYECEĞIZ!’   18:20   BAŞKAN SEÇER’DEN ÇOK KONUŞULACAK ‘BEYIN GÖÇÜ’ ÇıKıŞı: ’SÖZLE OLMAZ, HISSETTIRECEKSINIZ!’   18:17   CHP’NIN 19 MAYıS GENÇLIK KORTEJI... CHP GENÇLIK KOLLARı BAŞKANı CEM AYDıN: "MILLETIMIZLE KOL KOLA GELECEĞIMIZI GERI ALACAĞıZ"   18:16   EMEP GENEL BAŞKANı ASLAN’DAN "19 MAYıS" AÇıKLAMASı: "GENÇLIK IÇIN BAYRAM, SÖMÜRÜSÜZ BIR DÜZEN KURULDUĞUNDA MÜMKÜN OLACAK"   16:17   CHP’NIN 19 MAYıS GENÇLIK KORTEJI... ÖZGÜR ÖZEL: "CUMHURIYETI, GERÇEK SAHIPLERI GENÇLERE EMANET EDECEĞIZ"   14:58   ERKAN BAŞ’TAN HÜKÜMETE SUMUD FILOSU TEPKISI: "ERDOĞAN’ıN DOSTU TRUMP KıZAR, İSRAIL LOBISI AYıPLAR DIYE MI BU SESSIZLIĞINIZ?"   14:55   ANıTKABIR’DE 19 MAYıS COŞKUSU... GENÇLER: "ATATÜRK’E MINNETTARıZ VE ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ"   13:49   TARSUS’TAKI SILAHLı SALDıRıDA ÖLDÜRÜLEN 6 KIŞIDEN 5’I ILÇEDE TOPRAĞA VERILDI   12:46   “MUSTAFA KEMAL’IN ASKERLERIYIZ” SLOGANı NEDENIYLE IHRAÇ EDILEN TEĞMEN IÇIN VERILEN "GÖREVE IADE" KARARıNA DURDURMA   12:45   MERSIN’DE 6 KIŞIYI ÖLDÜREN SALDıRGAN, SAKLANDıĞı KÖY EVINDE INTIHAR ETTI   05:28   MHP’LI LEVENT UYSAL’DAN DIKKAT ÇEKEN 19 MAYıS ÇıKıŞı: ’TÜRKIYE’NIN EN BÜYÜK GÜCÜ ONLAR!’   18:59   CHP’LI KORKMAZ. 19 MAYıS RUHU BUGÜN SENINLE YAŞıYOR  
 
     
 
 
image

Okunma : 1262  Tarih : 1.11.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Emre  Türk

Kim Kendi Ülkesine Böyle Bir Kötülük Yapar?

Türkiye, son on yılda tarihinin en ağır sosyoekonomik yüklerinden birini sırtlanıyor.

Yükün adı “mülteci krizi”. Ama aslında mesele bundan çok daha derin: plansızlık, öngörüsüzlük ve sessiz kabulleniş.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, Türkiye 2025 itibarıyla 3 milyon 200 binin üzerinde kayıtlı Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra Afganistan, Irak, İran ve diğer ülkelerden gelenlerle birlikte toplam yabancı nüfusun 4 milyon 500 bini aştığı tahmin ediliyor.

Bu tablo, Türkiye’yi dünyada en fazla mülteci barındıran ülke yapıyor. Yani gezegen üzerindeki her 8 mülteciden biri Türkiye’de yaşıyor. Kâğıt üzerinde “insani yardım” olarak anlatılan bu durum, sahada artık sosyal, ekonomik ve kültürel bir kırılma noktasına dönüşmüş durumda.

Mülteci Politikası: Yardım mı, İhmal mi?

Bu kadar büyük bir nüfus hareketinin yükü, yalnızca vicdanla taşınamaz.

Bugün Türkiye’de yaklaşık 1 milyon yabancı öğrenci Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda eğitim görüyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, yalnızca 2024 yılında sığınmacılara yönelik sağlık hizmetleri için harcanan bütçe 120 milyar TL’nin üzerine çıktı.

Birçok şehirde konut kiralarının fırlamasında, düşük gelirli işgücünün baskılanmasında ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan tıkanıklıkta bu yükün etkisi açıkça görülüyor.

Bu tabloyu görmek için “yabancı düşmanı” olmaya gerek yok; yalnızca matematik bilmek yeterli.

Bir ülke, altyapısını güçlendirmeden milyonlarca yeni nüfusu sistemine dahil ederse, sonunda tıkanır.

Bu tıkanma, yalnızca sokaklarda değil, devletin damarlarında hissediliyor.

Nüfus Artışı Durdu, Gençlik Eriyor

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin nüfus artış hızı 2024 itibarıyla %0,22’ye kadar düştü.

Bu, Cumhuriyet tarihinin en düşük oranlarından biri. 2000’li yılların başında %1,5 civarında olan bu oran, bugün neredeyse durgunluk seviyesinde.

Yani Türk nüfusu yaşlanıyor, genç nüfus oranı azalıyor.

Bir başka deyişle, “yük artıyor ama taşıyacak omuzlar azalıyor.”

Bu, sadece demografik bir mesele değil; geleceğin ekonomik, askeri ve sosyal dinamiklerini de belirleyecek kritik bir kırılma.

Bir ülke gençliğini yitirirken, dışarıdan gelen milyonlarca yeni nüfusu entegrasyon programı olmadan barındırmaya çalışırsa, o ülkenin geleceği sosyolojik bir mayın tarlasına döner.

Enflasyonun Görünmeyen Yüzü: Halkın Yorgunluğu

Ekonomik tablo, bu yükün en ağır sonucunu gösteriyor.

TÜİK’e göre 2024 Aralık ayında yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) artışı %44,38.

Merkez Bankası’nın 2025 Eylül verilerine göre ise bu oran %33,3 civarında seyrediyor.

Karşılaştırmak gerekirse, OECD ortalaması %4, Avrupa Birliği ortalaması %2,8.

Yani dünya enflasyonu kontrol altına alırken, Türkiye hâlâ yüksek fiyatlar girdabında.

Kira, gıda, enerji ve ulaşım gibi kalemlerde yıllık artışlar %100’ü buluyor.

Bir ailenin temel geçim maliyeti son beş yılda dört katına çıktı.

Yüksek enflasyon, artık sadece cebimizi değil, toplumsal huzurumuzu da eritiyor.

Bir ülkede sabit gelirli kesim sürekli yoksullaşırken, siyasetin gündemi hâlâ “kurtuluş hikâyeleriyle” doluysa, orada gerçek bir ekonomik programdan söz etmek mümkün değildir.

Yükü Kim Taşıyor?

Bu yükün faturası kime çıkıyor?

Ne yazık ki en çok emekçiye, küçük esnafa, memura ve emekliye.

Kira ödeyemeyen öğretmen, artan gıda fiyatlarıyla boğuşan emekli, iş bulamayan genç...

Devletin kasasındaki açık, vatandaşa vergi, harç ve zam olarak dönüyor.

Üstelik bu vergiyle finanse edilen hizmetlerin bir kısmı, vatandaşın değil, sisteme entegre edilmeyen yabancı nüfusun yararına harcanıyor.

Sorunun kaynağı “insanlık görevi” değil, yönetim hatasıdır.

Çünkü insani sorumluluk akılla yönetilir; akılsızca yüklenilen iyilik, sonunda kötülüğe dönüşür.

Kötülük bazen savaşla gelir, bazen suskunlukla.

Bugün Türkiye’de yaşanan, sessiz bir yıpranmadır.

Devletin kaynakları plansız harcanıyor, demografik denge bozuluyor, halkın refahı eriyor.

Bütün bunlar olurken siyaset hâlâ “dış güçler”, “küresel oyunlar”, “milli duruş” gibi kalıpların arkasına saklanıyor.

Oysa asıl mesele dışarıda değil içerideki yönetim anlayışında.

Kendi vatandaşını ikinci plana itip, kendi emeğini değersizleştiren bir ülke, kendi kendine kötülük yapıyor demektir

Sonuç: Hesap Verilmeden Gelecek Kurulmaz

Türkiye’nin bugün en acil ihtiyacı, hamasi söylem değil; soğukkanlı veriyle yönetilen politika.

Mülteci politikası bilimle, ekonomi planlamayla, nüfus politikası sürdürülebilirlikle yürütülür.

Yoksa bir gün gelir, yardım eli uzattığınız sistem sizi omuzlarınızdan aşağı iter.

Kim kendi ülkesine böyle bir kötülük yapar?

Cevap belki bir kişide değil ama sessiz kalan milyonlarda gizli.

Çünkü kötülük bazen yapanın değil, seyredenin eliyle büyür.




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 



  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA