27 Ağustos 2026 Perşembe

11:58   ’HER 100 TL BORCA 103 TL FAIZ!’ CHP’LI GÜLCAN KıŞ ACı TABLOYU AÇıKLADı: HAZINE İPOTEK ALTıNDA!   10:45   MILYONLARCA EMEKLI GEÇIM ÇıKMAZıNDA: ’BIZIM EMEKLILIĞIMIZ AHIRETTE’   10:30   AKDENIZ’DE KADıNLARA ÇAĞRı: ’ÖĞRENMEK VE ÜRETMEK İSTEYEN HERKESI BEKLIYORUZ’   10:25   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN ÜCRETSIZ YAZıLıM KURSU: MERCEK DİGEM EĞITIME DEVAM EDIYOR   10:20   SÜRÜCÜLERE NEFES ALDıRACAK GELIŞME: MOTORINDE İNDIRIM BEKLENTISI!   10:15   KAYSERI PıNARBAŞı’NDA 4.1 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM!   09:05   MERSIN’DE ÜRETICIYE NEFES ALDıRAN DESTEK! YÜZDE 90’LıK KAYBıN ÖNÜNE GEÇILIYOR   02:04   ÖZGÜR ÖZEL’DEN SIYASETTE ’YENI YÜRÜYÜŞ’ HAMLESI: İKTIDAR MESAJıYLA RESMI HESAPLARı DUYURDU!   01:04   TARSUS’TA ULAŞıM KONFORU ARTıYOR: KILOMETRELERCE YOL BAŞTAN AŞAĞı DÜZENLENDI   01:01   MEHMET UÇUM’DAN AİHM’E REST..   01:01   YENİ PARTI İSTANBUL İL BAŞKANı ÖZGÜR ÇELIK, TÜRKIYE CUMHURIYETI’NIN IKINCI CUMHURBAŞKANı İSMET İNÖNÜ’NÜN OĞLU ERDAL İNÖNÜ’NÜN EŞI SEVINÇ İNÖNÜ’NÜN YENİ PARTI’YE ÜYE OLDUĞUNU AÇıKLADı. ÇELIK, SOSYAL MEDYA HESABıNDAN YAPTıĞı PAYLAŞıMDA, "CUMHURIYETIMIZIN DEĞERLERINE ÖMRÜNÜ ADAMıŞ, ÖNCEKI GENEL BAŞKANLARıMıZDAN PROF. DR. ERDAL İNÖNÜ’NÜN KıYMETLI EŞI SEVINÇ İNÖNÜ’NÜN YENI PARTI ÜYELIĞINI BIRLIKTE YAPMAK BÜYÜK GURUR. TARIHIMIZDEN ALDıĞıMıZ MIRAS VE DEĞERLERIMIZ YENI YOLUMUZU AYDıNLATACAK. HEP BIRLIKTE DAHA GÜÇLÜ ŞEKILDE IKTIDARA YÜRÜYECEĞIZ." IFADESINI KULLANDı.   16:17   ROJIN KABAIŞ’IN AILESININ AVUKATı KARABULUT: “BULGULAR BAYıLTıLDıĞıNı VE SOLUNUMU FELÇ EDILEREK KATLEDILDIĞINI KANıTLAMAKTADıR”   16:16   AHMET ÖZER: “HAKKıMDAKI BU KARARı KESINLIKLE KABUL ETMIYORUZ”   16:15   ABD BAŞKANı TRUMP: İRAN’DA DEVASA BOYUTLARDA BIR INSANI KRIZ VAR VE HEMEN DURDURULMALı   16:14   DIYARBAKıR BAROSU’NDAN AMEDSPOR TRIBÜNLERINE YÖNELIK “SARı TORBA” EYLEMINE SUÇ DUYURUSU   14:37   İBB DAVASı’NDA 69’UNCU GÜN: SAVCı, EKREM İMAMOĞLU’NUN BABASı HAKKıNDA SUÇ DUYURUSU TALEP ETTI   14:36   DORUK MADENCILIK IŞÇISI KAYNAK: SAYıN CUMHURBAŞKANı SESIMIZI DUYUN. YOKSA CUMHURBAŞKANLıĞı’NA YÜRÜYECEĞIZ   13:35   ÖZGÜR ÖZEL, EYLEMDEKI MADENCILERI ZIYARET ETTI... “GÜCÜNÜZ HERKESE YETIYOR DA YıLDıZLAR SSS HOLDING’E NIYE YETMIYOR”   13:30   ÖZGÜR ÖZEL’DEN AZIZ İHSAN AKTAŞ TEPKISI: "ÖRGÜT DEYIP IKI YıL ZULMEDIP, ‘ÖRGÜT YOK’ DIYORSAN, BAŞTA ‘ÖRGÜT’ DIYENIN CEZALANDıRıLMASı LAZıM"   09:27   33 CAMIDE EŞ ZAMANLı PAYLAŞıM: MERSIN’DE KANDIL SIMIDI İKRAMı SÜRÜYOR  
 
     
 
 
image

Okunma : 1249  Tarih : 12.12.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan KARA

Tutum, Yatırım ve Yerli Malları Haftası

TUTUM, YATIRIM VE YERLİ MALLARI HAFTASI
  Çoğunuzun bildiği gibi her yıl; 12-18 Aralık tarihleri arasında “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kutlanır.
  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; 12 Aralık 1929’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ,“Ulusal Ekonominin geliştirilmesi, yerli malları kullanmanın bu gelişmeye yapacağı olumlu katkılar ve tutumlu olmanın hem gerekliliği hem de önemi” üzerinde yaptığı konuşma nedeniyle 1946 yılında “Yerli Malı Haftası” kutlanmaya başladı.
  Daha sonraki yıllarda, bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları” haftası olarak değiştirildi.
  Bizlerin çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarımızda; bu hafta başlayınca tamamı yerli üreticilerimizin ürettiği ürünleri okulumuza getirir, sınıfça eşit olarak paylaşıp tüketirdik.
  Hemen arkasından öğretmenlerimizin hafta ile ilgili yaptıkları konuşmaları dikkatle dinler ve anlayıp uygulamaya çalışırdık.
  Daha sonraki yıllarda; bu haftayı, yerli ürünlerimiz yerine ithal ürünleri tüketerek kutlamaya başlayınca bence, haftanın eski önemi kalmadı.
  Kendi topraklarımızda ürettiğimiz ürünlerin tohumlarını bile ithal eder duruma geldik çünkü.
  Başkalarından aldığımız tohumlarla yaptığımız yerli üretimi de plansız programsız yapınca bugün, 12 yıl önce domates fiyatları yükseldiğinde yazmış olduğum bir yazıyı sizlerle paylaşma gereği duydum.
  DOMATES GÜNLERİNE DOĞRU
  53 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır, ülkemdeki gelişmeleri yakından izlerim.
  Özellikle 35 yıldır. Her geçen gün garipliklerin arttığını gördüğüm halde gene de izlemeyi sürdürenlerdenim.
  Bu gariplikleri yalnızca uzaktan bakıp izleyenlerden değil ayrıca çözüm önerileri de sıralayabilenlerden biriyim.
  Yazımızın başlığına yerleşen "domatesle başlayalım" diye düşündüm.
  Domates bir sembol aslında.
  Buradaki domates yalnızca domatesi değil aynı zamanda diğer sebzeleri ve meyveleri de temsil etmektedir.
  Bugün domateste yaşananlar yarın patlıcanda, elmada.... yaşanabilir çünkü.
  Her mevsimde istediğimiz kadar domatesi üretebileceğimiz bir ülkemiz olduğu gibi üreteceğimiz domatesleri, yılın her gününde neredeyse belirli bir ücretten tüketebilecek koşullarımız da var.
  Bu iş öyle sanıldığı gibi zor bir iş de değil üstelik.
  İlkbahar, yaz, sonbahar mevsimlerinde, ülkemizin  çeşitli yerlerinde, tarlada yetişen sebzeleri üretebiliyoruz. Aynı sebzelerimizi kış aylarında da seralarımızda üretmekteyiz.
  Bundan sonrası, ülkemizin tarım politikalarının doğru belirlenmesine bağlı.
  Mevsimlere göre hangi bölgeye ne kadar domates, ne kadar patlıcan, ne kadar biber, ne kadar salatalık vb. ekileceği konusunda çiftçilerimizin yönlendirilmesine bağlı.
  Böylece hem üretici daha çok ürünle daha çok gelir elde edebilir hem de tüketici fazla fiyat farkı yaşamadan alış veriş yapabilir.
  Yoksa üretici yaz aylarında domateslerini tarlada çürümeye terk etmeyi sürdürür, hanımlarımızda kış aylarında "altın günleri" yerine "domates günleri" yapmaya başlar.
  Tarım ve hayvancılık için çok elverişli ülkelerden biri olduğumuz halde, hayvancılığı yok edip dışarıdan canlı veya cansız et almaya başlayan biz, çok yakında "dışarıdan domates alma başarısını(!)" da gösteririz herhalde.
  Nasıl ki bir tarım ülkesi olmakla birlikte, dışarıdan tohum alacak kadar zevkliysek, nasıl ki köylülerimiz, kuş gribini sonbaharda otların ilk çıktığı birkaç hafta, tavuklarını kümesten dışarıya çıkarmayarak önlediği halde bizler binlerce tavuğu katlederek yok etmeyi başardıysak bunu da yapabiliriz.
  Nasıl ki, pamuk ovası olan Çukurova'da pamuk üretimini, buğday deposu olan Konya Ovası'nda buğday üretimini yok ettiysek, inanın bunu da başarabilecek güçteyiz.
  Ormanlarımızı, yerleşim yerleri açmak için yakıp dışarıdan kereste almayı başaran bir toplumuz biz.
  Kanalizasyonlarımızı; ırmaklarımıza, denizlerimize boşaltacak kadar seviyoruz doğayı.
  Doğal güzelliklerimize Hidroelektrik Santralleri kurabilecek kadar akıllı değil miyiz?
  Hayvanlarımızı, eziyet ve tecavüz edecek kadar seven bireyleri barındıran bir toplum değil miyiz?
  Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde, bu denizlere akan onlarca akarsuyumuz olduğu halde, "Su akar, deli bakar" sözünün gereği için bile olsa aklını başına toplaması gereken, bu suları değerlendirip küresel ısınma nedeniyle susuz kalma korkusu yaşamaması gereken bizler değil miyiz?
  Zenginlerin altın günlerine karşı, açların domates günlerine doğru yönelmemizin nesi garip?(10.12.2013)
 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 




 
  FLAŞ HABER
   
 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
mersinerji.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA