CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 39’uncu gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülüyor.
İş insanı Murat Kapki’nin savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Sanıklardan ilk olarak Ekrem İmamoğlu söz aldı. Geçen hafta yaşanan tartışmalı anlara değinen İmamoğlu, aileler üzerinden yaşanan süreçlerin kendisini duygusal olarak etkilediğini söyledi. İmamoğlu, “Belki tonum yüksekti, belki sizi rahatsız etti. Ancak aile mesele olunca insanın hassasiyeti değişiyor. O an yaşadığım tepki, manevi sıkışmışlığın ve boğulma hissinin sonucuydu” dedi.
İMAMOĞLU: "BURADA YOL ARKADAŞLARIMIZIN YAŞADIKLARINI DİNLEMEK ZULÜM"
Yaşanan süreci “zulüm” olarak tanımlayan İmamoğlu, “Burada gerçekten zulüm çeken, zalimlikle mücadele eden yol arkadaşlarımızın yaşadıklarını dinlemek ve bütün bunları dosyaya göre örgüt lideri olarak dinlemek, benim için dünyanın en büyük zulmüdür” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, iddianamede “kasası” olarak tanımlanan kişiler üzerinden yürütülen suçlamaları da eleştirdi. Özellikle Murat Gülibrahimoğlu hakkında ortaya atılan iddialara değinen İmamoğlu, Gülibrahimoğlu’nun AK Parti çevreleriyle ilişkilerinin duruşmada belgeleriyle anlatıldığını savunarak, “AK Parti il başkanından başlayıp AK Parti adaylarına kadar ilişkileri tek tek ortaya kondu. Ama buna rağmen benim örgüt yöneticim olarak gösteriliyor. Benimle ilgili tek bir hukuki bağlantısı, tek bir belge ortaya konmadı” dedi.
Başka bir örgüt yöneticisi olarak gösterilen Hüseyin Gün’ün ise hayatında kendisini “iki dakika gördüğünü” söylediğini belirten İmamoğlu, “Buna rağmen ‘asrın yolsuzluğu’ denilen yapının örgüt yöneticisi olarak yargılanıyor” diye konuştu.
İmamoğlu ayrıca, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Adem Soytekin’in daha önce “örgüt” şemasının önüne hazır şekilde konulduğunu ve kendisinin bunu imzaladığını söylediğini öne sürerek, “Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen kişi, ‘Ben örgüt mögrüt bilmiyorum, önüme konan şablonu imzaladım’ dedi. Zaten diğerleri de böyle bir sistemin içinde olmadığını söylüyor” ifadelerini kullandı.
Daha sonra çapraz sorgu kapsamında Murat Kapki’ye soru yönelten İmamoğlu, operasyonlardan önce kendisiyle herhangi bir tanışıklığı olup olmadığını sordu. Kapki, yalnızca Kültür AŞ’nin düzenlediği kalabalık bir iftar programında tokalaştıklarını belirterek, “Şahsımla birebir bir tanışıklık olmadı. Bir araya gelip sohbet etmişliğimiz yok” dedi.
İmamoğlu’nun “Birbirimize çay kahve ısmarladık mı, yemek yedik mi?” sorusuna Kapki, “Hayır” yanıtını verdi. Kapki ayrıca, İmamoğlu’yla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını da söyledi.
"BURADA ÖRGÜT YOK"
Bunun üzerine yeniden söz alan İmamoğlu, mahkeme heyetine dönerek, “Burada insanlar örgüt yöneticisi, örgüt üyesi diye yargılanıyor ama burada bir örgüt yok. Lütfen bunu vicdanınızda ve adaletinizde muhafaza edin” dedi.
MAHKEME BAŞKANINDAN KAPKİ'YE İNAN GÜNEY SORUSU
Çapraz sorgusunda, daha önce savcılıkta verdiği bazı ifadelerin “yönlendirmeyle” alındığını söyleyen Kapki'ye Mahkeme Başkanı, 7 Ağustos 2025 tarihli savcılık ifadesinde Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Serkan Öztürk’e ilişkin anlatımlarını sordu. Kapki, bu beyanların doğru olmadığını belirterek, “Tamamen yönlendirmeyle verilmiş ifadelerdir” dedi.
Kapki, Murat Ongun’un ring aracında Emrah Bağdatlı hakkında söylediği iddia edilen sözlere ilişkin beyanının da doğru olmadığını söyledi. Marmaris Limanı’ndaki “Hubble-be” isimli yelkenli tekneye ilişkin anlatım için ise “O ifadeyi ben vermedim. Savcı bana isimleri söyledi. Ben de ‘Benim kendi teknem var, neden başkasının teknesine bineyim’ dedim. Marmaris Limanı’ndan kayıtları alın dedim. Sonrasında ben de çıkarttırdım, orada olmadığımı teyit ettim” ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanının, BVA isimli şirketten Kültür AŞ’ye 500 bin TL gönderilmesine ilişkin Murat Ongun’la ilgili beyanını sorması üzerine Kapki, kendisini Kültür AŞ’den aradıklarını, ancak arayan kişinin Murat Ongun olmadığını belirtti. Kapki, “Murat Ongun, Hüseyin Köksal, Fatih Keleş hakkında ne söylersem itibar ediyorlardı, ben de Murat Ongun dedim” dedi.
Kapki, market kartlarına ilişkin para gönderme iddiası için de bunun ramazan ayında yapılan yardım kapsamında olduğunu savunarak, “Kültür AŞ’den illa yapacaksınız diye aramadılar. ‘Böyle bir yardımda bulunmak ister misiniz’ dediler. Biz de herkese yapıyoruz, neden yapmayalım dedik. Zeytinburnu Belediyesi’ne de aynı şekilde gönderdim” diye konuştu.
Mahkeme Başkanı, Kapki’nin 18 Temmuz 2025 tarihli savcılık ifadesindeki BVA hisselerinin devrine ilişkin anlatımını da sordu. Kapki, Servet Yıldırım’ın daha önce ifade verdiğini ve basında yer aldığını belirterek, “Ben de onun aynısını söylemek zorunda kaldım” dedi.
Kültür AŞ ile 7 milyon TL’lik sözleşme yapıldığına ilişkin savcılık beyanı da sorulan Kapki, bu kısmın doğru olmadığını söyledi. Kapki, “Benim Kültür AŞ ile 7 milyon liralık sözleşmem yok. 3 milyon liralık gerçek bir sözleşmem var. Pandemi döneminde yapılan reel bir sözleşme. 7 milyon olarak yazdırdım ama doğru değil” dedi.
Raffles Otel’deki toplantılara ilişkin beyanının da Servet Yıldırım’ın ifadesinden alındığını söyleyen Kapki, “Ben hiç görmedim, kimseyi de görmedim, oraya da gitmedim” ifadelerini kullandı.
Savcının soruları üzerine Kapki, BFK, SMO, MSO, Kapki Medya ve Sim Medya şirketleriyle mevcut bir bağı olmadığını söyledi. BFK dışındaki şirketlerle geçmişte danışmanlık ilişkisi bulunduğunu, Kapki Medya’da ise 6 aylık şirket sahipliği yaptığını belirtti.
Savcı, BFK’dan BVA’ya kesilen 245 milyon TL’lik faturaları sordu. Kapki, BFK’nın BVA’ya reklam alanlarının baskı, montaj, ışıklandırma, temizlik ve bakım hizmetleri verdiğini belirterek, “BFK’nın yüzde 85-90’ı sadece BVA’ya çalışıyordu” dedi.
Savcı, BFK’nın önce Kapki’nin kardeşi Serhat Kapki’ye, ardından Elif Kapki’ye, sonrasında da Şehmus Sarıboğa’ya devredilmesini sordu. Kapki ise Şehmus Sarıboğa’nın uzun yıllardır yanında çalışan biri olduğunu belirterek, “Benim yanımda çalışan insanlar da bir yerlere gelmek istiyor. Şehmus geldi, ‘Abi artık bir şeyler yapmak istiyorum’ dedi. Ben de ‘Alabiliyorsan git al’ dedim” diye konuştu.
Savcı, Güngör Gürman’ın BFK’nın Kapki’ye ait olduğu yönündeki beyanını hatırlatınca Kapki, “Sadece Güngör değil, 50 kişiye söylettirmişler. BFK ile hiçbir bağım yok” dedi. Kapki, bu şirketlerin İBB’den ihale alıp almadığını sorarak, “BFK’nın, Sim’in, Kapki’nin, SMO’nun, MSO’nun İBB ile ne alakası var? İBB’den herhangi bir ihaleleri var mı?” diye sordu.
SAVCI İDDİLARI SORDU, KAPKİ "YALAN BEYAN" DEDİ
Ahmet Çiçek’in sahte fatura iddiaları da sorulan Kapki, Çiçek’in “kurtulmak amacıyla” kendisine iftira attığını savundu. Kapki, “Bunların hepsi beyanlarında sahte fatura kestik diyor ama mahkemeye çıktıklarında ‘yaptığımız işle alakalıydı’ diyorlar. Avukatlarım belgeleri sunacak” dedi.
Savcı, Meral Çakır’ın sahte fatura beyanlarını da gündeme getirdi. Kapki ise Çakır’ın ifadesinin çelişkili olduğunu savunarak, “Ben Kültür AŞ’den para alan taraf değilim, para veren tarafım. Yalan beyan o kadar açık ortaya çıkıyor” dedi.
Kültür AŞ ile yapılan sözleşmeye ilişkin Kapki, pandemi döneminde reklam alanlarının montajı, uygulaması, kaldırılması, fotoğraflanması ve drone çekimleri gibi hizmetlerin Kültür AŞ tarafından verildiğini anlattı. Kapki, “Sokağa çıkma yasaklarında biz çıkamıyorduk, çalıştığımız firmalar da çıkamıyordu. Kültür AŞ’nin izinleri vardı. Bu nedenle bu hizmetleri onlar yaptı” dedi.
Savcı, avukat Selcen Akar aracılığıyla bazı kişilere beyanlarını yönlendirmek üzere avukat gönderildiği iddiasını da sordu. Kapki, bu iddiayı reddederek, “Tamamen yalan, tamamen uydurma. İnsanlar kendilerini kurtarmak için neler neler söylediler. Ben de eşimi kurtarmak için neler neler söyledim” dedi.
Sorgunun sonunda savcı, Kapki’ye Acarkent’teki villa ve Şehmus Sarıboğa üzerinden yürütüldüğü iddia edilen işlemleri sordu. Kapki ise “Bunun İBB ile ne alakası var? Beni yönlendirmeye çalışıyorsunuz” dedi.
Kapki, savcının İsmail Kaan ve Çetin Ayas’a ilişkin soru sormamasına da tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı ise Kapki’nin bu kişilerle ilgili daha önce beyanda bulunduğunu, suç duyurusunda bulunmak istediğini söylediğini ve İsmail Kaan ile babasının tanık olarak dinlenmesi talebinin alındığını belirtti.
KAPKİ, YAKLAŞIK 1 YILDIR TUTUKLU BULUNAN İNAN GÜNEY'DEN HELALLİK İSTEDİ
Duruşmada daha sonra 10 aydır tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Murat Kapki’ye sorular yöneltti. Kapki'nin savcılık ifadesinde, kendisine ilişkin yer alan beyanların iddianameye dayanak yapıldığını söyleyen Güney, Kapki’nin daha önce “İnan Güney’in sistemde olduğu”, “haksız kazanç elde ettiği” ve “Serkan Öztürk’ün İnan Güney’in kasası olduğu” yönündeki beyanlarının yönlendirmeyle verildiğini söylediğini hatırlattı.
Güney, bu ifadeler üzerinden kendisi hakkında 3K şirketinin gizli ortağı olduğu yönünde bir varsayım kurulduğunu belirterek, “Bu konuda bilginiz, görgünüz, bizimle paylaşmak istediğiniz bir şey var mı?” diye sordu.
Kapki ise Güney’i tanımadığını belirterek, “Ben sizi tanımıyorum zaten, tanışmamıştık da. Orada sadece bana anlatılanlardan dolayı siz bir anda çıktınız. Sizinle ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Hakkınızı helal edin” dedi.
Güney, ardından 3K şirketinin İBB’den aldığı iddia edilen pano işleri üzerinden eylem 70, 72 ve 117’ye dahil edildiğini belirtti. Güney, “Benim Büyükşehir’de herhangi bir birime gidip özel bir şirket için pano talebinde bulunduğuma dair bilginiz, görgünüz, duyumunuz var mı?” diye sordu.
Kapki bu soruya da “Yok” yanıtını verdi.
Duruşmaya bir saat ara verildi. Ardından, Kapki’nin avukatlarının savunması dinlenecek.