Artvin’in Hopa ilçesinde 2011 yılında yaşanan olaylarda, polisin kullandığı biber gazı nedeniyle fenalaşarak hayatını kaybeden emekli öğretmen Metin Lokumcu, vefatının 15. yılında memleketinde sevgi, saygı ve özlemle anıldı. Hopa sokaklarında yankılanan "Metin Lokumcu ölümsüzdür" sloganları, doğa ve yaşam mücadelesinin ilk günkü kararlılıkla devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Hopa Meydanı’nda Kitlesel Yürüyüş
Anma programı kapsamında sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş, Hopa Parkı’nda bir araya gelerek Hopa Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Yoğun katılımın gözlendiği yürüyüşün ardından meydanda ortak bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
Hopa Meydanı’ndaki anmada söz alan Ali Rıza Özgenç, Metin Lokumcu’nun sadece bir isim değil, bir simge olduğunu vurgulayarak şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:
“Nurhak’tan Cerattepe’ye, Hopa’dan Gezi’ye, Cankurtaran’da mücadelemiz sürüyor. Bizler bu memleketin çocuklarıyız. Yağmuruyla büyüdüğümüz, derelerinde yüzdüğümüz, ormanlarında nefes aldığımız bu topraklar, hafızamız ve geleceğimizdir. Bu topraklarda yaşamı savunmanın bir bedeli olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama bildiğimiz bir şey daha var: Biz susarsak dereler susacak, ormanlar sessizleşecek, çocuklarımıza bırakacak bir memleket kalmayacak.”
Mezarı Başında Duygusal Anlar
Hopa Meydanı’ndaki programın ardından anma etkinlikleri, Metin Lokumcu’nun Kemalpaşa ilçesine bağlı Dereiçi köyündeki kabri başında devam etti. Lokumcu’nun mezarına karanfiller bırakılırken, dualar ve saygı duruşu eşliğinde hak mücadelesinin önemine değinildi.
Mezar başındaki programda konuşan Canan Topaloğlu Ustabaş, toplumsal dayanışmanın ve hak arayışının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Hakları savunmak ve insanca yaşamak için mücadeleyi büyütmek zorundayız. Direnişi büyütmek, toplumsal mücadelenin en temel yoludur. Kızıldere’den bugüne dayanışmanın en önemli örneklerinden biri Gezi direnişidir. Bu direnişin fitili de 31 Mayıs Hopa direnişiyle ateşlenmiştir. Bu nedenle Metin Lokumcu’yu, Gezi’de yitirdiğimiz yol arkadaşlarımızı ve Reşit Kibar’ı saygıyla anıyoruz.”
Metin Lokumcu’nun anısı önünde saygıyla eğilen katılımcılar, Karadeniz’in doğasını, derelerini ve vadilerini koruma sözünü yineleyerek köyden ayrıldı.