CHP'de istinaf mahkemesinin 38. Olağan Kurultay’a yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı ve ardından yaşanan hareketlilik, partinin en kıdemli isimlerinden eski Genel Sekreter Önder Sav’ın açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Partisinin grup toplantısına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sav, CHP’nin kurumsal kimliğinin mahkeme koridorlarında ya da polis müdahalesiyle şekillendirilemeyeceğini vurguladı.
"Demir Kapılar Kırılarak Parti Mahremiyeti Çiğnendi"
CHP Genel Merkez binasına polis marifetiyle girilmesini sert bir dille eleştiren Önder Sav, partinin tarihi boyunca çok sayıda badire atlattığını, darbeler gördüğünü ancak böyle bir manzara ile ilk kez karşılaşıldığını belirtti. 10 yılı aşkın süre genel sekreterlik yaparak partide kırılması güç bir rekora sahip olduğunu hatırlatan Sav, şöyle konuştu:
"Binamız, Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde görülmedik şekilde polis marifetiyle, demir kapılar kırılarak, cam çerçeve parçalanarak işgal edildi. Çok şey oldu ama parti binasının mahremiyetine hiç girilmedi. Bunu bizim gibi yıllarını oraya vermiş partililerin içine sindirmesi mümkün değildi. Benim bunu benimsememi kimse beklemesin."
"Hukukun Üstünlüğüne Aykırı Bir Karar"
Aynı zamanda deneyimli bir hukukçu olduğunu hatırlatan Önder Sav, mahkemenin Anayasa'ya, Medeni Kanun'a ve Siyasi Partiler Kanunu'na açıkça aykırı bir karar verdiğini savundu. Kararın uygulanabilirlik kabiliyetinin bulunmadığını ifade eden Sav, ünlü Fransız siyasetçi Talleyrand’ın "Süngülerle her şey yapılır, ama üzerine oturulamaz" sözüne atıfta bulunarak, "ben yaptım oldu" mantığıyla siyaset yapılamayacağını söyledi.
Sav, "Dünyanın en köklü partilerinden birini, içeriği tartışmalı bir mahkeme kararıyla yönetmeye kalkmak mümkün değildir. Partinin şemsiyesi delinirse herkes sağanak altında kalır. Biz o şemsiyeyi deldirtmemek zorundayız" uyarısında bulundu.
"İlk Günde Toplanan İmzalar Net Bir Mesajdır"
CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in Olağanüstü Kurultay çağrısının ardından delegelerin imza verme sürecine de değinen Sav, ilk günde yarıdan fazla imzanın toplanmasının büyük bir irade beyanı olduğunu dile getirdi. Kurultayın toplanmasının önünde hiçbir hukuki engel bulunmadığını savunan Önder Sav, şu ifadeleri kullandı:
"İlk günde, bir günde yarıdan fazla imzanın toplanması bir yerlere mesajdır. Devlete de, yargıya da, iktidar partisi başta olmak üzere diğer partilere de mesajdır. Bahane bularak kurultayı yapmamayı deneyebilirler ama CHP tabanı rencide edilir. Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, 'Umutsuz durumlar yoktur; umutsuz insanlar vardır.' Biz umutsuz değiliz. Er ya da geç Cumhuriyet Halk Partili delegesi o kurultayı yapacak ve layık olanları göreve getirecektir."
Hesap Hareketleri İncelemesine Tepki: "Trajikomik"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kurultay delegelerinin hesap hareketlerini inceleme altına almasını "trajikomik" ve bir "sindirme politikası" olarak değerlendiren Önder Sav, meydan okudu:
"Hangi akla hizmet böyle bir iş yapıldı? İmza toplayan insanları gerileteceklerini zannediyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi üyesini geriletecek güç daha anasından doğmamıştır. Ne yaparlarsa yapsınlar, o delege gelir, çatır çatır haklarını kullanır."
Yeni bir parti seçeneğine dair soruları ise tamamen reddeden Sav, meselelerin hukukla, tüzükle ve partinin köklü gelenekleriyle inatlaşarak yönetilemeyeceğini, çarenin yine CHP'nin kendi öz gücüyle yaratılacağını belirterek sözlerini noktaladı.