Okunma : 151
Tarih : 3.04.2026
E-Mail : mehmed.ok33@gmail.com
Mehmet OK
Damda Kar, İçeride Ateş!
Damda Kar, İçeride Ateş!
Bir filozof der ki:
“Sen artık yaşlandın…
Saçların kırlaştı, hiçbir şey yapamazsın” diyenlere şöyle cevap verin:
“Damın karlı olması, evin içinde ateş olmadığı anlamına gelmez.”
John Dewey
Yaşlanmak, aslında bir dağa tırmanmaya benzer. Gençlik, hızlı ve heyecanlı adımlarla çıkılan ilk yamaçtır; nefes daha güçlü, adımlar daha cesurdur. Ancak yükseldikçe manzara değişir. Görüş alanı genişler, detaylar netleşir.
İnsan her zirvede aynı gerçeği fark eder: Asıl mesele zirveye varmak değil, o yolda ne öğrendiğindir.
Her yeni yaş bir son değil, yeni bir dağın başlangıcıdır. Ve her yeni dağ, insanı biraz daha kendine yaklaştırır.
Çünkü tecrübe; sadece geçen yılların toplamı değil, o yıllardan süzülen anlamdır. Bu yüzden yaş almış bir insanın sözü, çoğu zaman gençliğin enerjisinden daha derin, daha ağır ve daha kıymetlidir.
Ne var ki, toplum olarak sıkça düştüğümüz bir yanılgı var: Gençliği yüceltirken yaşanmışlığı geri plana itmek. Oysa bugün bildiğimiz, öğrendiğimiz, üzerine basarak yükseldiğimiz ne varsa; dün birilerinin sabırla tırmandığı dağların mirasıdır.
Her kır saç bir hikâye anlatır. Her çizgi, verilmiş bir mücadelenin sessiz tanığıdır.
Asıl yaşlanmak, takvim yapraklarının eksilmesi değildir. Asıl yaşlanmak, insanın içindeki ateşin sönmesidir. Eğer hâlâ öğrenme isteği varsa, hâlâ hayal kurabiliyorsa, hâlâ üretme arzusu taşıyorsa; o insan ne yaşlıdır ne de tükenmiştir.
Mesele yaş almak değil, yaşa nasıl baktığımızdır. Kimileri için bu bir geri çekiliş, kimileri için ise en verimli çağın kapısıdır.
Çünkü damda kar olabilir…
Ama asıl mesele, içeride ateşin hâlâ yanıyor olmasıdır.