HÜRMÜZ ÇANAKKALE
Amerikan emperyalizmi vahşi kapitalizmin gereksinimlerini karşılamak için bağımsız ülkelere bir kabadayı tavrı ile çökmektedir. Günümüz dünyasına ve insanlarına yakışmayan bu tavır ne kadar çaresiz olduklarının bir göstergesidir. Bir devlet adamına yakışmayan söylemler, asılsız iddialar, yalanlarlar kendisini süper bir güç olarak tanıtlayan devlete ve devlet adamlarına yakışmayan davranışlardır. Ekonomik olarak iç cephenin ihtiyaçlarına cevap veremeyen liderler çareyi savaşlarda arayarak iktidarda kalmaya çalışmaktadırlar. Çin Halk Cumhuriyeti bütün dünyada varlığını hissettirmesi ve nadir toprak elementlerini etkin bir şekilde kullanarak Amerika’nın elinde bulunan pazarları ele geçirmesi Amerika’nın İran’a müdahale etmesini tetiklemiştir. Çin petrol ihtiyacının yüzde doksandan fazlasını İran’dan tedarik etmektedir. Amerika Çin Halk Cumhuriyetinin enerji damarını kesmeye çalışmaktadır.
Amerika çevresindeki irili ufaklı birçok devlete çökmeye çalışmıştır. Dünyada kırktan fazla ülkeye müdahalede bulunmuştur. 1946 da İspanyadan devralınan Filipinler bağımsızlık istençleri her zaman şiddetli bir şekilde bastırılmıştır. Küba’yı 1898, 1909 arasında Amerikan ordusu dört kez işgal etmiştir. Porto Riko 1898 den beri işgal altında. Haiti, Dominik Cumhuriyeti uzun süre Amerika’nın kontrolünde kaldı. Almanya 1945-1949 ikinci dünya savaşında askeri kontrol altına aldı. 1990 Panama askeri müdahale ile hükümeti devrildi. 2001-2021 yirmi yılı aşkın Afganistan işgal edildi. 2003-2011 Irak işgal edildi Saddam Hüseyin idam edildi. Suriye darmadağın ve bir teröristin emanetine teslim edilmiştir.
Amerikan emperyalizmi 1798 yılından 2026 yılına kadar 530 askeri müdahalede bulunmuştur. Amerikan emperyalizmi ikinci dünya savaşı sonrası birçok ülkeye ideolojik savaş başlatmıştır. Rusya’nın ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin komünizmi ihraç edeceği söylemiyle hem Avrupa’da hem uzak doğuda birçok askeri müdahalelerde bulunmuştur. Kore Kuzey Kore, Güney Kore olmak üzere ikiye ayırmıştır. Bir de nükleer silahlanmayla ilgili güç dengesini elinde bulundurmak için tehditlerden geri kalmamıştır. Amerikan’ın bu süreç içerisindeki en önemli savaşımları petrol ve yakın gelecekte su savaşları olacaktır. Bu iki nesne petrol ve su Türkiye topraklarını da içerisine alan Ortadoğu petrol bölgesidir. Nadir toprak elementleri ve su gelecekte savaşlara neden olacak etmenlerdir. Bunlar nerede bulunuyorsa Amerika orada olacaktır.,
Hürmüz boğazı stratejik anlamda şu anda en önemli olay olarak dünya gündemini işgal etmektedir. Bu konuyla ilgili olarak herkes konuyu anlayacakları şekilde basından ve televizyonlardan bilgi sahibi olmuşlardır. Bir zamanlar Çanakkale boğazı dünya gündeminin meselesiydi. Çanakkale’ye gelen emperyalist işgal güçleri en ağır silahlarına rağmen başarılı olamadılar ve yenilerek geldikleri gibi geri gittiler. Çanakkale savaşı tarihin akışını değiştirdi, asırlık devletler yıkıldı, devrimlerin doğmasına neden oldu. İşte dün Çanakkale neyse bu gün de Hürmüz boğazı o dur. Eğer Hürmüz boğazı geçilirse ve Amerikan emperyalizmi galip gelirse Büyük Ortadoğu Projesi gerçekleşir. Bölgede dengeler altüst olur. Birçok ülkenin sınırları değişir. Buna Türkiye de dahildir. Burada kurulacak olan emperyalist destekli İsrail’in ve Amerika’nın çıkarlarını koruyacak uydu bir yapı yıllarca sürecek bir çatışmanın merkezi olur. Yüzlerce yıldır insanların etnik kimlik ve inançlarını istismar ederek ayrıştırmak, birilerine devlet vadetmek, özgürlük, adalet refah ve huzur getirmek amacıyla Ortadoğu işgal edilmektedir.
Bu coğrafyada emperyalizmin olamazsa olmazı petrol ve su gelecek zamanın savaş sebebidir. Fırat ve Dicle’den akan su zamanı geldiğinde Hürümüzden dağılan petrolden çok daha önemli olacaktır. Arap ülkeleri deniz suyunu arıtarak kullanmaktadır. Bu oldukça maliyetli bir iştir. Ancak başka da bir çıkar yolları yoktur. Bu bölgenin su, petrol ve yeraltı kaynakları Amerikan emperyalizmi için vazgeçilmezdir. Yoksa ne bölgedeki etnik yapılara devlet kurmak, ne barış ve huzur sağlamak değildir. Yüzlerce yıldır bir arada yaşamış halklar arasına nifak sokarak ayrıştırmak, tarihi yeniden yazmak bu işler için savaşı göze almak milyarlarca dolar para harcamak boşuna değildir. Dün Çanakkale’yi geçemeyenler bu gün Hürmüz’ü geçemeyeceklerdir. Hürmüz son kapıdır. Irak, Suriye artık bir devlet değildir. Bu devletlerin yarınları da yoktur. Yarında İsrail de yoktur.
Salim DOĞAN
7.4.2026